15 Ocak 1997 Çarşamba

Emekli Sandığı

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 46. Birleşimi (15 Ocak 1997)

DYP GRUBU ADINA İSMET ATTİLA (Afyon) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 20 nci Maddesinin İkinci Fıkrasının Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı hakkında Doğru Yol Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

5434 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında, Sandığın her çeşit menkul ve gayrimenkul mallarıyla gelir ve alacaklarının, emanet hesaplarında kayıtlı olanlar hariç, haciz ve temlik edilemeyeceği hükmü yer almıştır. Sandık mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin devredilmesinde veya üzerine ortaklıklar halinde inşaat yapılmasında zaman zaman zorluklarla karşılaşılmakta; hatta, bazen, bu imkânsız hale gelmektedir. İşte, bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 20 nci maddesinde değişiklik yapan kanun tasarısı huzurunuza getirilmiş bulunmaktadır. Bu kanun değişikliğiyle, Sandık, hizmetleriyle doğrudan ilgili olmayan gayrimenkullerini satabilecek ve satıştan sağlayacağı gelirleri, günümüz ekonomilerinin gerektirdiği seyyaliyet ve esneknik şartlarında değerlendirilebilecektir.

Bilindiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı, 1950 yılında 5434 sayılı Yasayla kurulmuştur. Sandığın kurulmasıyla, 1950 öncesi her kamu kuruluşunun kurmuş olduğu emekli sandıkları, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına devredilmiş; böylece, kamu personeli emeklilik sisteminde bir bütünlük sağlanmıştır. 1950 yılında, Sandık kurulurken, Sandığa kesenek ödeyen iştirakçi sayısı 200 bin civarındadır. Sandığın, aylık ödediği emekli, dul, yetim sayısı ise 9 300'dür. Bu şartlar altında, Sandığın ilk kuruluş yıllarında önemli miktarlarda gelir fazlası vermeye başlanılmış; Sandık da sağladığı bu fon fazlalarını, o yıllardaki ekonomide mevcut yatırım araçlarının sınırlılığı nedeniyle ve öncülük etmek gayesiyle, turizm ve ticaret sektörlerinin gelişmesi için kullanmış, büyük oteller ve iş merkezleri inşa ettirmiştir. Sandığın, bugün, iştirakçi sayısı 1 milyon 950 bin; aylık ödediği emekli, dul, yetim sayısı 1 048 211'dir. Sandığın, iştirakçilerinden sağladığı gelirlerle, aylık ve diğer ödemelerini karşılayamaz duruma düştüğü de bir gerçektir. Sandığın, 1997 yılında 65 trilyon lira civarında açık vereceği tahmin edilmektedir. Bu açık, Hazine tarafından karşılanmaktadır. Sandığın sahip olduğu gayrimenkullerden dolayı 1997 yılında sağlayacağı gelir ise, ancak 2 trilyon 250 milyar lira civarında olacaktır. Bu durum, Sandık aktiflerini teşkil eden gayrimenkullerin daha rasyonel ve daha yüksek getirili alanlarda kullanılmasını gerektirmektedir. Yapılacak kanun değişikliğiyle, Sandık gayrimenkullerinin satılması suretiyle değerlendirilip daha yüksek verimli alanlarda nemalandırılması ve böylece Sandığın gelir gider dengesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Getirilen kanun değişikliğiyle hangi hususlar düzenlenmektedir; şimdi, bunlara kısaca değinelim. 5434 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Sandığın her çeşit menkul ve gayrimenkul malları ile gelir ve alacaklarının, emanet hesaplarında kayıtlı olanlar hariç, haciz ve temlik edilemeyeceği” hükmü yer almıştır. Tasarıda getirilen değişikliklerle, Sandık mallarının, Sandığın veya Sandık iştirakçileri ile Sandıktan aylık bağlananların borçları için haczedilemeyeceği ve bunlar hakkında iştirakçiler ile aylık bağlananların temlikî tasarrufta bulunamayacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle -tasarının gerekçesinde de belirtildiği gibi- Sandık, bir taraftan sosyal güvenlik kurumu olduğundan ve bir çeşit kâr getiren işletme niteliğini taşımadığından, Sandığın her çeşit menkul ve gayrimenkul mallarıyla, gelir ve alacaklarına, emanet hesaplarında kayıtlı olanlar hariç, gerek Sandığın gerekse Sandık iştirakçileri ile Sandıktan aylık alanların borçları için hiçbir surette haciz konulamayacağı hükmü muhafaza edilmiştir.

Ayrıca, sözü edilen mal ve alacaklar ile gelirler üzerinde, iştirakçiler ile Sandıktan emekli, adi malullük, vazife malullüğü, harp malullüğü aylığı alanlar ile dul ve yetim aylığı alanlar tarafından temlikî tasarrufta bulunulamayacağı vurgulanmıştır. Böylece, Sandığın veya Sandık tüzelkişiliğinin, Sandık varlıklarının daha iyi değerlendirilmesi için temlikî tasarrufta bulunabilme imkânı getirilmektedir.

Sandığın iştiraki bulunan Emek İnşaat ve İşletme Anonim Şirketi tarafından işletilen veya kiraya verilen gayrimenkuller 1 500 civarında üniteden oluşmakta ve bir o kadar da kiracı bulunmaktadır. Kiracılarla, idarî ve hukukî yönden zaman zaman anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bazen, bu anlaşmazlıklar büyük boyutlara ulaşmakta ve işletici şirketi veya Sandığı veyahut her ikisini de zor durumda bırakmaktadır.

Konuşmanın tamamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 46. Birleşimi (15 Ocak 1997) tutanakları içerisinde bulunabilir.

Blog Arşivi