29 Nisan 1997 Salı

Romanya ve Türkiye Cumhuriyeti

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 86. Birleşimi (29 Nisan 1997)

ROMANYA CUMHURBAŞKANI EMİL CONSTANTİNESCU – Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, değerli parlamenter hanımlar ve beyler; bugün, Türk Halkının kendi meşru temsilcileri, kendi egemenliğinin koruyucuları olarak tayin ettiği zatıâlilerinizin arasında bulunmam benim için özel bir onur teşkil etmektedir. Müsaadenizle, başlangıçta, siyasî görüşmelerde sıkça anıldığına rağmen, değerini ve güncelliğini hiçbir zaman kaybetmeyecek bir hususun altını çizmek istiyorum. Parlamento, herhangi bir hukuk devletinin temel kurumu olarak, özellikle modern siyasal mimarlığın demokratik karakterini ispatlamaya davet edilen forum olduğu aşikârdır.

Geçenlerde, sizin, Parlamentonuzun 77 nci yıldönümünü kutladığını duymuştum. Demek ki, Türkiye bir parlamenter cumhuriyettir ve parlamenter sistem alanında onun tecrübesi bayağı uzundur.

Romen Halkının temsilcisi niteliğinde, bugün, Türk Halkına, kendisinin temsilcileri aracılığıyla hitap etmeye fırsatım vardır. Sizin aranızda bulunmam, ülkelerimizin demokrasi yolunu katı kararlılıkla, kesinlikle seçtiklerini, herhangi bir şüphenin dışında ispatlamaktadır. Gerek Türkiye gerekse Romanya, tarihlerinin farklı anlarında olsa bile, devlet kuruluşunun temeli olarak demokrasi değerleri tamamıyla üstlenmeye karar vermiştirler.

Romanya'nın demokrasi yoluna yeniden gelmesi ıstırap verici bir şekilde gerçekleştirilmiştir.

Halkımızın özgürlük uğruna yapmaya hazır olduğu ve yüce sınırlara kadar tahammül etmek zorunda kaldığı fedakârlıklar, komünist rejimin totaliter gücü düzenince hiçbir şekilde durdurulamamış bir hürriyet isteğini ifade etmektedir.

Böylelikle, bizim için, Aralık 89 dönemi geriye dönüşü bilinmeyen bir tarihî sürecin başlangıcını teşkil etmektedir. İşte ondan dolayı, tamamıyla farkında olduğumuz ve giriştiğimiz her hareketimize rehberlik yapması gereken Romen halkının temsilcilerinin omuzlarına sonsuz bir sorumluluk düşmektedir.

Aralık 1989 devrimi tarafından açılan yolda, Kasım 1996 tarihindeki seçimler, Romen toplumunun bundan sonraki tüm evrimine damgasını vuracak bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. Bu seçimler, ilk önce, demokrasinin yalnız yedi yıllık bir süre içinde tanındığı bir toplumda güçlendirilmesinin inkâr edilemez delilidir. Herhangi bir demokratik rejimin erginlik tanıtını teşkil eden iktidar değişimine, aynı zamanda, ekonominin yapısal reformunun ele alınması tarzının yeniden tanımlanmasıyla refakat edilmiştir. Bu reformun etkinliği, bir yanda ekonominin geliştirilmesinde doğru bir denge tespit edilmesinden, diğer yandan da toplumsal istikrar ve reformun gerektirdiği fiyatların asgarî seviyeye indirilmesinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyetinin, imajını tamamıyla değiştiren ekonomik alanda sağlam gelişmesi, ticarî ve sanayi dinamizmi konusunda gösterdiği gayretlere ve elde ettiği başarılara hayranlıkla bakmaktayız. Bu iyi koşulları beraberce değerlendirmeliyiz; Romanya ve Türkiye Cumhuriyeti, şu ana kadar kendi potansiyellerine yükselmeyen ticarî mübadeleleri yoğunlaştırmalıdırlar.

Ülkelerimizin ekonomik gelişmesinin ilişkilerimize katkıda bulunacağından eminim ve bu münasebetlerin, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'ün meşhur "yurtta sulh, cihanda sulh" sözüyle olacağını düşünüyorum. (Alkışlar)

Romanya ile Türkiye arasında siyasî, ekonomik, kültürel ve tüm alanlarda fevkalade ilişkiler vardır. Bu bakımdan, Romanya ile Türkiye arasındaki bağlantıların ifadesi olarak, Romanya ile Türkiye arasındaki dostluk, iyi komşuluk ve işbirliği antlaşması, iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilmesiyle ilgili protokoller ve çeşitli alanlarda işbirliği anlaşmaları gibi belgeler, ülkelerimiz arasındaki sağlam bağlantıların delillerini oluşturmaktadır.

Konuşmanın tamamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 86. Birleşimi (29 Nisan 1997) tutanakları içerisinde bulunabilir.

Blog Arşivi