15 Ağustos 1997 Cuma

8 yıllık ilköğretim

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 136. Birleşimi (15 Ağustos 1997)

CAFER GÜNEŞ (Kırşehir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 6 ncı maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, 6 ncı maddeyle getirilen değişiklikte “ilköğretim kurumları 8 yıllık okullardan oluşur; bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır ve bitirenlere ilköğretim diploması verilir” deniliyor. Çok söylendi, bir kez daha söylüyorum; eğitim süresinin 8 yıla, 10 yıla, 12 yıla çıkmasına hiç kimse karşı değildir; karşı olunan olay, yönlendirmeli değil, kesintisiz olmasıdır; karşı olunan olay, halkımızı kandırmaya yönelik demeçlerdir; karşı olunan olay, yabancı TV ve gazetelere başka konuşup, kendi insanına başka konuşma olayıdır; karşı olunan olay, iki yüzlülüktür; karşı olunan olay, çifte standartlıktır.

Zaten, ikinci kademede okullaşma oranı yüzde 65’tir. 4 milyon öğrencinin 2 milyon 600 bini ikinci kademeye devam ediyor; geriye kalan 1 milyon 400 bin öğrenci... İşte, tartışma burada başlıyor. Şu andaki ilkokullarımıza gerekeni yaptık mı; hayır. Çifte tedrisattan hâlâ kurtulamadık. Beş sınıfı, bir öğretmenin okutmasından hâlâ kurtulamadık. Öğretmen yetersizliğimiz had safhada. Öğretmen ihtiyacını nasıl karşıladığımızı hepimiz biliyoruz. Sınıflardaki öğrenci sayılarımızın nasıl olduğu belli. Taşımacılık sistemindeki çocuklarımızın rezaleti ortada. En basit ders aletlerinden yoksun okullarımızı, yine, hepimiz biliyoruz. Şimdi, sizlere soruyorum: Siz, bu ihtiyaçların hangisini karşıladınız? “8 yıllık kesintisiz eğitim” diyorsunuz, aceleniz nedir? Mecliste partilere bakarsak yarı yarıya; yarısı karşı -oy oranı olarak söylüyorum- yarısı taraftar. Geliniz, bu işi seçimden sonraya bırakalım, bir de halkın görüşünü almış oluruz. Bu kamburları düzeltmeden, kesintisiz 8 yıla geçiş, kamburu daha da artırır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ortada. Getirilen bu yasa tasarısı plana aykırı, Anayasanın 166 ncı ve diğer bazı maddelerine aykırı, 3067 sayılı Yasaya aykırı; tali komisyon saydığınız Millî Eğitim Komisyonu birçok sebepten dolayı reddediyor. Dünyadaki gelişmiş ülkelere bakın; oradaki bu uygulama reddediliyor.

Sayın Başbakan “bu yasa benim de içime sinmedi” diyor. Yine, Sayın Başbakan yaptığı bir Meclis konuşmasında, Sayın Baykal’a hitaben “Sayın Baykal, sizinle anlaşamayacağımız tek konu varsa, o da budur” diyor. Şimdi, soruyorum: Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planına aykırı, yasalara aykırı, Millî Eğitim Komisyonu raporuna aykırı, gelişmiş ülke gerçeklerine aykırı, uluslararası anlaşmalara aykırı, Başbakanın içine sinmiyor, ANAP’lı bazı milletvekillerinin kitaplarına ve konuşmalarına aykırı, bugüne kadarki hükümet programlarınıza aykırı; derdiniz nedir Allah aşkına?.. Halkın mitinglerine izin vermiyorsunuz, halkı yarasaya benzetiyorsunuz, imam-hatiplerden mezun olanlara “yarasadır, Atatürk düşmanıdır, vehhabidir” diyorsunuz, çapulcudur diyorsunuz...

Konuşmanın tamamı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 20. Dönem 2. Yasama yılı 136. Birleşimi (15 Ağustos 1997) tutanakları içerisinde bulunabilir.

Blog Arşivi