'2023 yılı hedefleri için 400 bin yeni bilişimci yetiştirmemiz şart'

09 Nisan 2013 - 13:46

KOCAELİ - Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan, Türkiye’de 100 bin bilişimci olduğunun tahmin edildiğini belirterek, “2023 yılı hedeflerini gerçekleştirebilmemiz için bu rakamın 5 katı daha fazla bilişimci yetiştirmemiz lazım. Şu anki eğitim alt yapımız bunu sağlayacak durumda değil. Bu nedenle eğitimde buna uygun değişikliğe gitmemiz gerekiyor.” dedi.

Microsoft, her yıl düzenlediği ‘Gelecekle Buluşma’ toplantıları kapsamında, Kocaeli’nde teknoloji firmaları ile bir araya geldi. Toplantı öncesinde, Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan ve Avea Kurumsal Pazarlama Direktörü Boğaç Göncü, basın mensuplarıyla sohbet toplantısı yaptı.

Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan, Türkiye’nin bilişim ülkesi olması için yapılması gerekenlere değinerek şunları ifade etti: "Bir, devletin bunu önemseyip bilişim bizim için stratejik bir sektördür demesi gerekiyor. İkincisi, eğitim sistemimizin buna göre bazı değişimler geçirmesi gerekiyor. Biz bilişimci yetiştirmek istiyorsak, biraz daha farklı hareket etmemiz gerekiyor. Biz şu anda Türkiye’de 100 bin civarında bir bilişimci olduğunu düşünüyoruz. Tahmini rakamlar, bu konuda bir kayıt yok. Biz sektörün rakamını bile tam bilmiyoruz. Türkiye Bilişim Sanayiciler Derneği olarak bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Bu 100 binin aslında 2023 yılında hedeflediğimiz yerlere gelirsek minimun 5 katına çıkması gerekiyor. Bu ne demektir, 400 bin tane daha bilişimcinin bu sektöre girmesi lazım. Şu andaki alt yapımız bunu verecek konuda değil. Ne oluyor tarih, sosyoloji okuyanlar bunlar bilişimci olacaklar. Halbuki bunlara bilişimci olarak yetiştirsek, üniversitede bu konuda dahi bir ilgileniyor olsalar, onlar içinde daha faydalı olur, sektörler ve bu kişileri kullanacak firmalar içinde daha doğru olur. Yani bir eğitim bir miktar bilişimi ön plana çıkaran bir değişikliğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Yani teşviklere çok girmek istemiyor bir çok teşvikimiz var. Bunların bazıları daha hedefle yönelik olabilir, firmaların kullanması sağlanabilir.”

Çağan, Türkiye’nin bilişimde potansiyeli olduğunun altını çizerek, “Yurt dışına ihracat yapan şirketlerimiz de var fakat bunları biz bilmiyoruz bile. Bunların ülkeyi getirdiği katma değer de yadsınamaz. Şu anda istatistikler bilişim sektörünün ihracatının 8-10 milyon Türk Lirası olarak görünüyor. Devlet istatistiklerinde geçmiş seneler için. Biz kendi üyelerimiz ve etrafta tanıdığımız firmalardan topladığımız rakam Bilişim Sanayiciler Derneği olarak geçen sene 750 milyon Türk Lirası yani aşağı yukarı bir milyar dolar. 2011 yılında da ihracat olduğunu tahmin ediyorum. Bilişim sektörü şu anda Türkiye’ye çok ciddi katma değer sağlıyor fakat biz bunu bilemiyoruz.” diye konuştu.

KORSAN YAZILIMDA BİLİNÇ ŞART

Çağan, bir soru üzerine korsan yazılıma değinerek, şunları kaydetti: “O konuda her zaman bazı denetimler her zaman yapılıyor. Bilişimde korsanlığın çok iyi olduğunu söylemek mümkün değil. Türkiye yüksek korsan olan ülkeler arasında. Gelişmiş ülkelere baktığımızda buralarda bu oranın düşük olduğunu görüyoruz. Türkiye’de 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek istiyorsa yazılım ülkesi olmak istiyorsa, telif haklarına önem veriyor olmamız lazım. Bu da bir süreç. Bu süreçte gerek bilinçlendirme, haksız rekabet edilmesi cezalandırılması gerekiyor. Bazı firmalar cezalandırılıyor.”

SİBER SALDIRILAR

Çağan, fiziksel anlamda ne gibi tehlikeler varsa sanal ortamda aynı tehlikelerin olduğunu anlattı. Çağan, bu konuda şunları kaydetti: “Nasıl fiziksel ortamda bazı şeyleri koruyorsunuz. Çok korumanıza rağmen bazı şeyler oluyor. Aynı şekilde sanal ortamda da aynı şey geçerli. Sanal ortamı şöyle düşünelim. Ama fiziksel ortamda evinize bir kilit takıyorsunuz en iyisini takıyorsunuz. Tamam o kadar. Sitede oturuyorsanız orada kamerası, özel güvenliği var ve güvenliği çok daha fazla. Şimdi kendi data centerinizi kuruyorsunuz buraya bir güvenlik kuruyorsunuz en iyi elemanları alıyorsunuz. Güvenlik her gün yenileniyor. Bunları takip ediyor olmanız lazım. Yeni önlemler alınıyor bunları takip ediyor olmanız lazım. Yani bir yöntem. Çok büyükseniz bunu yapmanız mümkün. Ama bugün bulut bilişim dediğimiz alanda başkaları bunu sizin için bunu yapıyorlar. Siz bir yerde onun sitesinde oturuyorsunuz. O sitenin her türlü güvenliği en son teknoloji yeni bir şey çıkıyor siz duymadan onlar duyup orada önlem alıyorlar. Bu bulut bilişimin aslında getirdiği avantajlar bu alanda. Biz bir yandan tehlikelerin artacağını bir yandan önlemlerin artacağını ama daha güvenlikli yerlerde bu işin gelişeceğini düşünüyoruz.”

"TÜRKİYE İYİ BİR İVME YAKALADI"

Çağan, Türkiye’nin son senelerde iyi bir ivme yakaladığına vurgu yaptı. Çağan, bu noktada bilişimin çok önemli olduğunu belirterek, “Biz Microfost olarak hep iş ortaklarıyla çalışan firmayız. Türkiye’de 300 kişi civarındayız ama iş ortaklarıyla 11 bin kişilik bir aile oluyoruz. Dolaysıyla size yakın birinin olması bizim amacımız. Bir yerlerden size bir şey sunmak değil. Biz dünya devlerinin kullandığı teknolojiyi sunuyoruz. Ama bunu sizin yakınınızdaki bir iş ortağımızla sunuyoruz ki başınız sıkıştığında onunla sorunlarınızı giderebilesiniz diye. Dolaysıyla bizim iş modelimiz bu aynı şekilde devam ediyor olacak. Bugün baktığımızda bireylere yönelik çok fayda getiriyor herkes artık bilişimsiz yaşayamıyor. Herkes he rşeye ulaşabiliyor. Beklenti aynı şey kurumlardan ve kamudan oluyor. “ ifadelerini kullandı.

Avea Kurumsal Pazarlama Direktörü Boğaç Göncü de bakıldığı zaman dünyada çok entrasan bir trentin olduğunu, sabit mobil operatör kavramının, herkesin kablosuz çözümler sunmasıyla yavaş yavaş birbirine yaklaşmaya başladığını dile getirdi. Göncü, “Özellikle kurumsal segmentte, iş segmentinde farklı bir ihtiyaçlar olması nedeniyle yakınmasa çok önemli bir noktaya geldi. Bizde Türk Telekom, TTNET ve Avea olarak ‘Bu biz platformu’nu oluşturduk. ‘Bu platformun üç temel odak alanı var. Biri temel iletişim çözümleri. En ekonomik çözmeye çalışan platform. İkincisi iş yönetimi çözümleri. Sonuncusu da Bulut SRM ürünlerinde yer aldı. Müşteri hizmetleri yönetimi. Bu üç konuda odaklandık.”dedi.

(CİHAN)


Ekonomi