28 Şubat'ta engellendi, Avusturya'dan başarılı bir ressam olarak döndü

28 Ekim 2013 - 11:45

ANKARA - 28 Şubat Postmodern Darbesi'nde, 'başörtülü' olduğu gerekçesi ile üniversite eğitimi almasına engel olunan Betül Burnaz, Avusturya'da eğitimini tamamlayarak ressam olmayı başardı. Soyut resim alanında çalışan ilk başörtülü sanatçılardan biri olan Betül Burnaz, Türkiye'deki ilk resim sergisini Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın katılımı ile açtı. Başörtülü sanatçılar üzerinde, bazı kesimlerin baskısının hala devam ettiğini belirten Burnaz, "Türkiye'de sanatın gerçek özgürlüğe ulaşamadığını düşünüyorum. Bize, hala ortam sağlanmadı. Bu sadece Türkiye'ye ait bir durumda da değil. 'Burası bizim alanımız ilgilenmeyin.'diyorlar." dedi.

Türkiye'de 28 Şubat Postmodern Darbesi sürecinde, bir çok başörtülü öğrenci eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Eğitimine ara vermek istemeyen öğrencilerin önemli bir bölümü de başka ülkelerde üniversite okumaya gitti. Farklı ülkelerde eğitimlerini tamamlayan dönemin mağduru öğrenciler, büyük başarılara imza atarak gittikleri ülkelerde önemli mevkilere geldi. Ressam Betül Burnaz da bunlardan biri. Burnaz, eğitim aldığı Avusturya Viyana'da, soyut resim çalışmaları ile dikkatleri üzerine topladı. Tanınan ve takdir toplayan bir sanatçı olan Burnaz, geçmişte eğitim fırsatının verilmediği ülkesinde sergi açmaya karar verdi. Burnaz'ın, sergisini hafta içinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın katılımı ile gerçekleştirdi.

Türkiye'de eğitim sergi açmasının kendisi için mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden Burnaz, yaşananları geride kalan acı bir hatıra olarak anımsıyor. Yaşadıklarını ise başarı " Şer görünen bir süreç sonunda gelen Allah'ın rahmeti..." diye değerlendiriyor.

Burnaz, İmam hatipte iken resim yeteneğini keşfeder. Bunun için sınava hazırlanır ve Mamamara Üniversitesi'nde özel yetenek sınavına girer. Fakat, girdiği sınavda kendisine, başörtülü olduğu gerekçesi ile problem çıkarılır. Burnaz, o dönemde yaşadıklarını şöyle anlattı: "Sınavda, başörtümü açmamı istediler. Aksi durumda sınavdan ayrılmamı söylediler. İki kişiydik, biz. Ben, kabul etmedim. Çıkan kişi oldum. Diğer arkadaş, başını açtı."

Benzer bir durumu, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nde de yaşadığını belirten Burnaz, "Başörtülü okuyamayacağımı bildirdiler. Bunun üzerine oraya da kayıt yaptıramadım. Daha sonra Şam'da bir yıl Arapça eğitimi aldım. Viyana Üniversitesi'ne yaptığım başvurunun kabul edilmesi üzerine, 'Politik Siyaset Bilimi Bölümü'nü' okudum. Bu dönemde resimle ilgim bitmedi. İlgim artarak devam etti. Bunun için farklı hocalardan eğitim aldım. Dışarıdan konuk öğrenci olarak aldığın dersler, gelişmeme katkı sağladı. Sanat ve Kültür Yönetmenliği konusunda aldığım eğitimler hala devam ediyor. İnşallah kendimi daha çok geliştireceğimi düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"ÇOK ZORLUK YAŞADIM AMA İMTİHAN OLDUĞUNA İNANIYORUZ"

Burnaz, bir dönem başörtüsü yasaklarının Türkiye'de, yaşanan gelişmeleri ise olumlu bakıyor. "Özgürlüklerin bu konuma geleceğini hiç tahmin etmezdim" diyen Burnaz, "Şerden hayır doğuran Allah, Fettah isminin tecellisi üzerine kapıları açtı. Ben, başörtüsünü açmadım. Bana bu şekilde kapı açtı. Başlarını açanlara da, kapılar açıldı. ama bu süreç içinde farklı sıkıntılarımız oldu, farklı zorluk çektiğimiz konular oldu. Dünyanın imtihan dünyası olduğuna inanıyoruz. Hayatta son değil, ahirete de inanıyoruz. Muvaffak olmak çok güzel bir şey, ama ahiret de güzel sonuçlarını alırız, diye düşünüyorum." diye düşüncelerini ifade etti.

"DİNDAR SANATÇIYA TÜRKİYE'DE HALA ORTAM SAĞLANDIĞINI DÜŞÜNMÜYORUM"

Ressam Burnaz, sanat alanında Türkiye'de hala dindar insanlara karşı bir baskının ve çeşitli kalelerin olduğuna dikkat çeken Burnaz, şunları kaydetti: "Türkiye'de sanatın gerçek özgürlüğe ulaşamadığını düşünüyorum. Bize, hala ortam sağlandığını düşünmüyorum. Çok zorlama. Bu sadece Türkiye'ye ait bir durumda değil. Kaleler diye tanımladıklarımız, 'Burası bizim alanımız ilgilenmeyin.'diyorlar. Bunun politik birşey olduğunu düşünüyorum. Başörtülü bir bayan illaki sanatla ilgilenecekse, 'tezhip ve hat olsun' diyorlar. Müreffeh diye gördüğümüz ülkelerde de böyle. Özellikle resim sanatı ile ilgili farklı kaygıların olduğunu görüyorum. Bu özgürlüklerin sağlanması, başörtülü olarak çalışıyor olmamız ve okuyor olmamız büyük bir ilerleme. Buna rağmen sanat alanında pek kapılar açılmıyor. Ötekileştirmeyi tamamen yok ederek, hep birlikte inşallah yaşarız. Beni zamanında üniversiteye almayan insanlar şu anda görüyorlar. Çalışmanın sonuçları bir şekilde alıyorsunuz."

"YETENEKLİ DİNDARLAR VAR BAŞARILARI İÇİN ÇALIŞMALARI GEREKİYOR"

Dindar Müslümanlar arasında yetenekli, ressim sanatına yatkın bir çok değerin olduğunu da vurgulayan Burnaz şöyle konuştu: " Dünya değişiyor. İlgi alanları değişiyor ve gelişiyor. Bu konuda bizim de çalışmamız gerekiyor. allah nasip ederse, birşeyler olacaktır."

Burnaz, üniversite de bir çok arkadaşının başörtüsünden dolayı mağdur edildiğini, bir çoğunun eğitimlerini bu gerekçe ile kestiğini de dile getirdi. Başörtüsünü açanların da farklı bir zulüm yaşadığını bildiren Burnaz, "Bunu tercih etmeyen farklı şekilde kendilerini yetiştirenler oldu. Gerçekten ilim kadını olarlar var. Ben dünya adına nasipli olanlardan biriyim. Şükrediyorum Allah'a. Çabaladım, Allah da nasip etti." diye konuştu.

Burnaz çalışmalarına bundan sonra da devam edeceğini ifade etti. Kendisine bazı tekliflerin de geldiğini bildiren Burnaz,şöyle devam etti: "İnşalah kapılar açılır, birlik olmanın tadına varır herkes. Birlikte çalışırız. Daha güzel ve daha kaliteli işler çıkarırız. "

BABA BURNAZ: "ÇOK SIKINTI YAŞADIK, SANATÇI KIZLARIMIZA SAHİP ÇIKILMALI"

Baba Mustafa Burnaz ise yaptığı açıklamada, 28 Şubat siyasetinin yansımaları olan uygulamalardan dolayı bayağı bir sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Kızının çok meraklı olduğunu ve Türkiye'de okumak için elinden geleni yaptığını ifade eden Burnaz, "İkna odaları denilen okullarda çok sıkıntı yaşandı. Yurt dışında, yakınlarımız vardı, bir sürü insan bu süreçten çok mağdur oldu. Şimdi geldiğimiz noktada, ahirette göreceklerimizi mükafat olur bizler için. Bu eserleri yapan benim kızım. Bunları başarabilen kızlarımız da var. İnşallah sahip çıkılır, bunlara." diye konuştu.

(CİHAN)


Güncel