40 yıllık alkol bağımlılığından kurtuldu, öğrencilere zararını anlatıyor

23 Ekim 2013 - 12:46

ZONGULDAK - Gün geçmiyor ki dünya üzerinde alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yüzünden içimizi karartan olaylar ve aile faciaları yaşanmasın. Sadece kullanan insanı değil, çevresine ve topluma da büyük zararlar veren, hergan çok sayıda insanın trafik kazalarında ölümüne, yaralanmasına ve aile dramlarına sebebiyet veren alkolün pençesinden kurtulmayı başaranlar da geri kalan yaşamlarını bu illetle mücadeleye adıyor.

Alkol bağımlılığından 40 yıl sonra kurtulan Nejdet Özkan şimdi hayatını alkolün zararlarını anlatmaya adayanlardan biri. Alkol bağımlılığı, ona pahalıya mal olmuş; 6 evlilik yapmış ve 6’sı da alkol yüzünden yürümemiş. Ayrıca babası, denize nazır 4 katlı evi, alkol kullandığı için satmış. Şimdi kiralık bir evde bekar hayatı yaşıyor. Üstelik ilk evliğinden olan 2 kızı ve 3 torununu yıllardır göremiyor.

Tedavi gördükten sonra kurduğu derneğin başkanı olarak il, ilçe demeden okullara giderek kendi hayatından örnekler veriyor. Yukarıdaki satırları hiç usanmadan ibret alsınlar diye her önüne gelene anlatıyor. O şimdi hayatının geri kalan bölümünü alkol ve uyuşturucu madde gibi zararlı alışkanlıklarla mücadeleye adamış durumda.

4 yıl önce tedavi görüp alkol bağımlılığından kurtulduktan sonra Zonguldak’ta Alkol ve Uyuşturucu ile Mücadele Derneği(ALMUDER) kuran Nejdet Özkan(60), gençlerin aynı hatalara düşmemesi için sürekli seminerler düzenliyor. Şu ana kadar 19 panel düzenleyip 2 bin 750 öğrenci, 440 anneye ders verdi. 2013-2014 eğitim öğretim dönemindeki hedefi ise 5 bin öğrenciye ulaşmak.

'HAYATIMI KARARTAN ALKOLLE MÜCADELEYE ADADIM'

Halk eğitim kursiyerlerindeki anneleri bilinçlendirip okullardaki öğrencilere daha fazla seminer vereceklerini belirten Özkan, “Biz ‘nasihat etme örnek ol’ diye bu yola çıktık. Ben 40 yıl alkol kullandım, yerlerde süründüm. 6 tane evlilik yaptım. 6’sı da bu alkol yüzünden bitti. İlk evliliğimden 2 kızım 3 torunum var, 25 senedir onları görmüyorum. Yuvalarım yıkıldı. Deniz kenarında 4 katlı evimiz vardı, babam, bağımlıyım diye evimizi sattı. Şimdi kirada oturuyorum. Bu içki böyle lanet bir şey. Bunu bırakarak boşandığım ikinci eşimle beraber aynı dernekte genç nesillere alkolün kötülüğünü anlatıyoruz. Benim hikayem her ailede ibret alınsın. Tarlaya ektiğimiz buğdaydan tarlaya iyi bakarsak un alırız, iyi bakmazsak un ufak oluruz. Bu nedenle aileler gençleri sıkmadan ilgilenmeli. Çünkü gençlerimiz çok hassas.” diyor.

11 yaşa kadar düşen alkol ve uyuşturucu bağımlılığını önlemenin derdinde olduklarını ifade eden Özkan, yetkililer, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşları bu konuda destek olmaya çağırıyor. Yeni alkol düzenlemesinin güzel bir gelişme olduğunu; ancak gençlerin zararlı alışkanlıklara hiç bulaşmaması adına daha fazla gayret gerektiğinin altını çiziyor.

Hayatının geri kalan bölümünü alkol ve uyuşturucu gibi zaralı alışkanlıklarla mücadeleye adadığını belirten Özkan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Alkoliklikten kurtulduktan sonra kendimi bu kötü alışkanlığın nelere mal olduğunu insanlara anlatmaya adadım. Çünkü 40 yıllık alkolikliğin bana bir şey kazandırmadığı apaçık ortada. Birçok arkadaşım eskiden bana selam dahi vermiyorlardı, ama şimdi herkes selam veriyor. İşte güzellik burada. Bir birimize kızalım ama insan gibi yaşaması için onlara yardım edelim. Şu iş hanında 3 tane alkolik arkadaş vardı onlar da alkolü bıraktılar ve örnek oluyorlar. Bu bağımlılığın tedaviden başka çaresi yok. İşte çocuklarımız bizim hatalarımıza düşmesinler diye sürekli seminerler vereceğim.” şeklinde konuşuyor.

TOPLUMA ZARAR VEREN ALKOLE TEDBİR DEVLETİN GÖREVİ

Alkol ve uyuşturucuyla mücadelenin sadece Zonguldak ve Türkiye’nin değil bütün dünya ülkelerinin de çok ciddi problemi olduğunu dile getiren Özkan, şu örneği veriyor: Bütün dünya, bu zararlı alışkanlıkla mücadele ediyor. Fransa hükümeti yeni bir kit geliştirmiş, alkol promili yüksek olduğu zaman araçları çalıştırmayacak sistemi hayata geçiriyor. Rusya bu konuda çok büyük bir savaş veriyor. Biz akşam saat 22.00’den sonra alkol satışını yasakladık, İngiltere 20.00’den sonra yasak etti. Bütün ülkeler bunu yapıyor. Türkiye’de kişinin özel hayatına karşılıyormuş gibi düşünüldü ama gerçek böyle değil. Devlet bunu yapmak zorunda. İnsanlar zevk için bir iki bardak alıyor, kafa bulanmaya başladıktan sonra bırakmak çok zor. Bu iş zevkten çıkıyor; boşanmalara, trafik kazalarına, cinayetlere sebebiyet veriyor. Çok kötü bir alışkanlık.”

(CİHAN)


Güncel