AB Türkiye Masası: Ergenekon ve Öymen'in Dersim açıklamalarını dikkatle izliyoruz

24 Kasım 2009 - 12:16

Avrupa Birliği'nin, birlik işleyişini bilgilendirmek maksadıyla Türk gazetecilerine düzenlediği program çerçevesinde gazetecilerle bir araya gelen AB Türkiye Masası Başkanı Jean- Christophe Filori çapıcı açıklamalarda bulundu. Filori, Lizbon Anlaşması'nın Türkiye'nin üyeliğini nasıl etkileyeceği konusunda "Lizbon Anlaşması doğrudan etkilemeyecek. Genişlemeyle ilgili yeni bir bakan atanacaktır. Yeni atanacak kimselerle birlikte Türkiye'nin durumunu doğrudan etkileyecektir." dedi. AB'nin yeni başkanın, geçmişteki muhalif tavrının Türkiye'nin üyeliğini nasıl etkileyeceğini konusunda ise Filori, "Türkiye'deki gazete başlıklarını gördüm; ama bana kalırsa kaygılandıracak pek bir durum yok. AB'nin dış politikasını belirlemeyecek, kendi sorumlulukları çerçevesinde çalışacaktır. Kendi düşüncelerini uygulamak için değil. Dolayısıyla burada gerçekten derin bir değişiklik görmüyorum." şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'YE BİR ŞANS VERİLMESİ TARAFTARIYIM"

AB Türkiye Masası Başkanı Jean- Christophe Filori, bilgilendirme programı kapsamında Brüksel'de Türk gazetecilerle bir araya geldi. Gazetecilerin, "AB'de Türkiye'nin asla üye yapılmayacağına" dair bir düşünce olup olmadığını sormaları üzerine Flori, AB'nin "bir süper devlet olmadığını" ifade etti. AB'nin 27 üyesi olan bir birlik olduğuna dikkat çeken AB Türkiye Masası Başkanı, şöyle devam etti: "Jack Delor AB'yi 'kimliği belirlenemeyen bir nesne' olarak tanımlamıştı. Türkiye dahil bütün konular tartışılacak bir konu. Katıldıktan sonra da tartışmalar sürecek. 2005'de alınmış kararlar var. Fakat Türkiye'nin üyeliği konusunda bazıları ikna olmuş değil. Ahtisari ve Michael saygın kimseler. Bütün AB başkentlerinde Türkiye'nin üyeliği konusunda lobi çalışmaları var. Ama bazıları karşı yönde. Ama ben Türkiye'ye bir şans verilmesi taraftarıyım. Farklı görüşler olabilir ama reformlar, çalışmalar devam etmeli. Reformları da bize hoş görünmek için yapmıyorsunuz, halkınızın iyiliği için yapıyorsunuz."

"ORTADOĞU İLE İYİ İLİŞKİLERİNİZ AB'NİN LEHİNE"

AB Türkiye Masası Başkanı Jean- Christophe Filori'ye ayrıca Türkiye'nin son dönemde Ortadoğu ülkeleri ile gelişen ilişkileri ve bunun üyeliğe bir engel teşkil edip etmediği konusu da soruldu. Filori ise Türkiye'nin Ortadoğu ile ilişkilerinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Türkiye komşularıyla ne kadar iyi ilişkiler içinde olursa AB için de o kadar iyi olur." dedi. Filori, "Bu konuda Türkiye'yi ancak destekleriz. Mesela Ermenistan ile yapılan anlaşmaları düşünün. Akabinde Türkiye'nin anlaşma içinde olduğu konuşuldu. Bu anlaşmaların TBMM'de de onaylanması gerekiyor. İnsanlar, Türkiye'nin AB için önemini anlamış durumda. Çoğu Türkiye'nin bölgede önemli olduğuna inanıyor." şeklinde kaydetti.

Toplantıda bir gazeteci de Flori'ye "Kopenhag kriterleri haricinde gizli kriterler olduğu söyleniyor. Sarkozy'nın tavrı gibi. Var mı öyle bir gizli anlaşma?" şeklinde soru yöneltti. AB Türkiye Masası Başkanı ise bu soruya "Müzakerelerin başlanması istendi. Almanya'nın tamamen karşı olduğunu nereden çıkardınız? Ortada anlaşmalar var. Sarkozy de yetkisi olduğu halde genişlemeleri durdurabildi ama yapmadı." diye cevap verdi.

"Avrupa'daki birilerinin Türkiye karşıtlığının bilinçaltında ne var?" şeklindeki bir soruya cevaben de Filori şöyle konuştu: "Beni bu konuda çok çağırdılar. Analistlerin fikirlerine, tarihçilerin tespitlerine bakıyorum. Birçok nedene dayanıyor. Birçok kimse 'O kadar büyük bir ülke ki; Almanya ile birlikte ortak büyük güce sahip olacak' diyor. Türkiye'ye büyük paralar verilecek deniliyor. Türkiye'den büyük bir göçün geleceği söyleniyor. Müslüman bir ülke olduğu söyleniyor. Bütün bunların olmayacağını anlatmak zorundayız. 70 milyonluk bir kitle, Müslüman olarak geldiği zaman AB insan hakları ve demokrasi açısından uyması sağlanabilir. Türkiye kendisiyle ilgili konulara bakarsa, onların korktuklarının olmayacağını göstermesi gerekir."

Merkel ve Sarkozy'nin ortak hareket etmelerinden ve Türkiye'nin de bundan rahatsız olması ve bu iki liderin "aralarında gizli anlaşmalar" olduğu iddiaları hakkında ise Flori, "Ortada ortak anlaşmalar var. AB, Almanya ve Fransa'nın ortak çalışmalarıyla ilk olarak kurulmuştu. Savaştan sonra bir ortaklık istendi, 6 ülke ortak olarak. Şimdi iki ülkenin dediğinden dolayı bu dedikleri mutlaka olacak değil." şeklinde konuştu. Kendisine Türkiye'nin üyelik müzakerelerinde enerji ve eğitim başlıklarının neden açılmadığı da sorulan AB Türkiye Masası Başkanı Flori, "Nedeni; Kıbrıs konusunun zehirli bir alan…Onlar, petroller aranmazsa, ben de enerji konusunu bloke ederim deniyor. Ortada böyle bir politik gerçek var. Bütün politik süreci biliyorum. Türk arkadaşlarım Annan Planı'ndan bahsediyor. Geçmişin hatalarından bahsediliyor. Ama ileriye bakalım artık."diye cevap verdi. Filori son olarak Fransa'nın İngiltere'yi 2 kere veto ettiğini, Portekiz'e de karşı olduğunu hatırlatarak "Çok rahatsız edici bir süreç olabilir; ama bunun devamının iyi olacağına inanıyorum. Kendi ülkenizde yapılması gerekenleri yapın." şeklinde konuştu.

ERGENEKON VE ÖYMEN'İN AÇIKLAMALARINI DİKKATLE İZLİYORUZ

Jean- Christophe Filori'ye toplantıda ayrıca Türkiye'deki demokratikleşme çabaları da soruldu. Filori de cevabında Türkiye'de askerin konumuna, Ergenekon'a, ortaya çıkarılan darbe planlarına değindi. AB Türkiye Masası Başkanı, "Bize Türkiye'de ana başlıklar konusunda bilgi veriliyor. Ergenekon konusunda yapılan yayınlara, Öymen'in Dersim konusunda yapılanlara bakıyoruz. Bunları dikkatle inceliyoruz. Türkiye gelişmekte ve değişmekte olan bir ülke. Kendisine karşı bir tutum da var. Biz Türkiye'nin yasalarla değişeceğine inanıyoruz. Demokratik açılımda da, Ergenekon'daki demokratik tartışmalarda da yargı üzerine düşeni yapmalı. Bütün bunlar demokratik olarak çözülüyorsa bizim bir söz söyleme hakkımız yok. Bizi ilgilendiren tek şey, yaşama, insan haklarını saygıyla yerine getirmesi." diye konuştu.


(CİHAN)


Dünya