Ailelerin satranc sevgisi, uluslararası madalya olarak dönüyor

12 Mayıs 2013 - 12:32

İSTANBUL - Aileler satranca yönlendiriyor, Türk öğrenciler uluslararası turnuvalarda madalya topluyor. Okullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlanması ile öğrencilerin hayatında daha fazla yer edinen satranç, ailelerin de çocuklarını bu spora yönlendirmesi ile Türkiye’nin uluslararası arenada söz sahibi olmaya başladığı spor olarak dikkat çekiyor.

Bu yıl 6 – 14 Mayıs tarihleri arasında Yunanistan’da gerçekleştirilen ve 41 ülkeden 550 sporcunun yarıştığı 9. Dünya Okullar Satranç Şampiyonası’nda Türkiye’yi 64 sporcu temsil ediyor. Şampiyonaya, Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Şampiyonası'nda tek yaş kategorilerinde Türkiye şampiyonu olan ve Altyapı Geliştirme Grubu (AYGEG) tarafından katılımı uygun görülen 24 sporcu Satranç Federasyonu’nun davetlisi olarak, 40 sporcu da bireysel olarak aileleri ve antrenörleri ile birlikte katılıyor.

İlki 2005 yılında okul takımları arasında bir şampiyonayla düzenlen turnuvaya öğrenciler ülkeleri adına bireysel olarak katılıyor. Şampiyona, 7-9-11-13-15-17 yaş kategorilerinde genel ve kızlar ayrı olmak üzere toplam 12 kategoride gerçekleştiriliyor.

Türkiye’nin 9 yıldır katıldığı şampiyonada öğrenciler satranç tahtasının başında mücadele ederken aileleri de turnuva salonunun dışında heyecanla onları bekliyor. Çocuklarının izinde Yunanistan’a gelen aileler, antrenörleri ile birlikte “milli sporculara” destek veriyor. Geçmiş yıllarda Dünya Okullar Satranç Şampiyonası’nda birçok madalya elde eden minik ve genç Türk sporcular, 14 Mayıs’a kadar sürecek olan bu şampiyonada da madalya umuduyla mücadele ediyor.

Türkiye Satranç Federasyonu’nun önemli aşamalar kaydettiğine dikkat çeken TSF Başkanı Gülkız Tülay, “Satranç sınıflarının Türkiye’nin her tarafındaki 81 il ve bütün ilçelerdeki devlet okullarında açılıyor olması bizim için çok önemli. Şuan 2012 yılı itibariyle 2.5 milyon çocuğumuz satrancı seçmeli ders olarak seçti.” dedi.

Federasyon olarak lisanslı sporcu sayısının önemine dikkat çeken Tülay, 280 bin lisanslı sporcu sayısı ile Türkiye’de bir numara olduklarını söyledi.

Satrancın çocuklar üzerindeki faydalarını aktaran Tülay, “Satranç çocukları sosyal açıdan geliştirmekle beraber, onları kötü alışkanlıklardan koruyor, zeka anlamında da onların geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarına destek veriyor.” dedi.

Federasyon olarak özellikle uluslararası arenada sportif başarılarının devamının sağlanması için Milli Takım havuzunun artırılmasına önem verdiklerini belirten Tülay, “Şuan dünyada altyapı anlamında çok önemli noktadayız. Turnuvaya 64 sporcumuz ile katıldık. Buraya gelirken 2’si en üst sıralarda yer alan toplam 9 yabancı antrenör ile katıldık. Hedefimiz buradan en az 8, 10 madalya ile dönmek. Federasyon olarak bunun için ciddi bir çalışma içerisindeyiz.” dedi.

Gülkız Tülay İş Bankası’nın satranç projesine verdiği büyük destek ile uluslararası alanda elde edilen başarıların gün geçtikçe arttığını da dile getirdi.

Türkiye Satranç Federasyonu’nun 2005 yılından bu yana sponsorluğunu yürüttüklerini anlatan İş Bankası Kurumsal İletişim Bölümü Müdürü Suat Sözen, Milli Eğitim Bakanlığı’yla yapılan protokolle satrancın okullarda seçmeli ders olduğunu anlattı.

Okullarda satranç sınıflarının açıldığına dikkat çeken Sözen, “Federasyon 40 bin civarında öğretmeni kampa aldı. Antrenörler yetiştirildi. Dünyanın en büyük internet satranç platformlarından biriyle anlaşma yapıldı. Tüm bu gelişmeler ailelerin de satranca ilgi duymasının önünü açtı.” diye konuştu.

Bir süre sonra velilerin çocuklarda ki bu gelişimle beraber “çocuğuma satranç anlamında daha fazla ne katabilirim” sorusunu sormaya başladıklarını belirten Sözen, velilerin satranç kulübü aramaya başladığını, kulüp sayısında patlama yaşandığını aktardı.

Yapılan çalışmaların kontrol altında büyümesini sağlayacak programları Federasyonla birlikte geliştirdiklerini ifade eden Sözen sözlerini şöyle sürdürdü:

“Satranca katılan çocukların sayısındaki artışı hayranlıkla izliyoruz. İş Bankası olarak sağlamaya çalıştığımız katkı yıllar geçtikçe artarak büyüyor. Devletin de bu alanda önemli destekleri var. Geçtiğimiz yıl İstanbul’daki satranç olimpiyatlarının yapılabilmesi için ciddi destek verildi.”

TÜRKİYE’DE EN ÇOK SPORCU SATRANÇTA

Türkiye’de 2000’li yılların başına kadar küçük bir kesim tarafından oynanan satranç, artan uluslararası başarılarla birlikte ilgiyi de kendine çekmeyi başardı hatta Türkiye’de en çok lisanslı oyuncunun olduğu spor dalı haline getirdi. Spor Genel Müdürlüğü'nün Lisans Bilgi Sistemi verilerine göre Türkiye Satranç Federasyonu 274.866 lisanslı sporcu sayısı ile birinci sırada yer alıyor.

Türkiye İş Bankası da bu sporun yaygınlaşması ve Türkiye’nin uluslararası başarılar elde etmesi için 2005 yılından itibaren Türkiye Satranç Federasyonu’nun ana sponsoru oldu. Okullarda seçmeli ders olarak okutulan satranca öğrencileri teşvik etmek için de çalışmalar yürüten İş Bankası, Satranç Federasyonu sponsorluğu ile birlikte ilköğretim okullarında satranç sınıfları açmaya başladı.

Bugüne kadar 7.860 satranç sınıfı açıldı, geçmişte açılan sınıflardan 400’ü de 2012 yılında yenilendi. Bu destekle birlikte geçmişte okullarda satrancı seçmeli ders olarak seçen öğrenci 100 binden 2,5 milyonun üzerine çıktı.
Türkiye’nin uluslararası satranç turnuvalarında kazandığı madalya sayısı ise 190’a ulaştı.

SATRANCIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMLU ETKİLERİ

Kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur
Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır
Süratli, doğru ve çabuk düşünebilmeye yardımcı olur. Olaylara doğru yorumlarla yaklaşabilme yeteneğini geliştirir.
Kişiliği ve karakteri olumlu yönde etkiler ve geliştirir.
“Kendine güven” duygusunu aşılar ve bunu geliştirir.
Kendi güç ve yeteneklerini daha iyi tanıyarak, bireysel güç ve yetenekleri açığa çıkarmaya ve bireysel doğru kararlar almaya yardımcı olur.
Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır.
Diğer ders konularının daha iyi anlaşılıp kavramasına yardımcı olur. Bilimselliği ön plana alarak araştırmalar yapmaya yönlendirir.
Konulara karşı şüpheci yaklaşımı benimsetir, onları ezberci zihniyetten arındırır.
Kişileri düşünen, araştıran, yargılayan varlıklar haline getirir ve yaratıcılıklarında özgür bırakan bir ortam hazırlar.
Başarıya ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla varılabileceğini gösterir.
Mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetir.
Başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha da çok çalışmanın gerekli olduğunu öğretir.
Başarılardan büyük hazlar duyarak daha da başarılı olmaya yönlendirir.
Yepyeni hedefler göstererek bu yeni hedefler doğrultusunda motivasyon sağlar.
Kişilerin olumsuz bir yönünü, eksikliğini veya bir davranış bozukluğunu hızlıca ortaya çıkarır.
Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kazananı kutlamayı öğretir.
Yakın dostluklar kurup daha çok sosyalleşmeye ve sosyal yaşamının zenginleşmesine yardımcı olur.
Satrancın yararlarını gösteren bütün bu maddeler, Milli Eğitimin de temel amaçlarındandır, Türk Milli Eğitimi’nin öğrenciler tarafından kazanılmasını istediği temel davranışlardır.

(CİHAN)


Spor