Arap uyanışı konferansında dini liderlerden birlik mesajı

07 Eylül 2012 - 11:48

İSTANBUL - İstanbul’da bugün başlayan ve iki gün sürecek olan “Arap Uyanışı ve Orta Doğu’da Barış: Hristiyan ve Müslüman Perspektifler” konulu konferansın ilk gününde konuşan liderlerden birlik ve beraberlik mesajı çıktı. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ve Marmara Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nün ortaklaşa hazırladıkları konferansın açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Diyanet işleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in yanı sıra ABD, Arap ülkeleri, Ortadoğu ve Türkiye’den çok sayıda dini lider katıldı.

ŞEYH CUMA: BÖLGEMİZE YENİDEN BARIŞ VE ADALETİN GELMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ

Konferansın açılışında konuşan Mısır Başmüftüsü Şeyh Ali Cuma, böyle bir toplantının yüzlerce yıldır Doğu ve Batı toplumlarını bir araya getirerek iki medeniyet arasında köprü görevi gören İstanbul’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İslam hukukunda insan hayatının mukaddes oluşuna değinen ve insan haklarının korunmasının gerekliliğine olan inancını dile getiren Mısır Baş müftüsü tüm dini ve siyasi liderlere birlik çağrısında bulundu.

Müslüman ve Hristiyanlar arasında fitne çıkarmak isteyen unsurlara karşı ortak bir duruş sergileyerek cevap verilmesi gerektiğini ifade eden Şeyh Ali Cuma “İyi bir gelecek inşa etmek istiyorsak bunun için birlikte ve dayanışma içinde çalışmalıyız. Bölgemizde mevcut olan tehdit unsurlarını biliyoruz ve bu problemlere birlikte çözüm bulmalıyız. Bu coğrafyadaki birlikte yaşama kültürü yüzlerce yıldır süregelen ve bize atalarımızdan miras kalan bir kültürdür. Bu toplantıda ortak umutlarımızı ve arzularımızı masaya yatıracak ve bölgemizde yeniden barış ve adaletin gelmesini temenni edeceğiz.” şeklinde konuştu.

3. THEOFİLOS: HRİSTİYANLIK, MÜSLÜMANLIK VE MUSEVİLİK BU BÖLGEDE BİRLİKTE BÜYÜMÜŞTÜR.

Rum Ortodoks Patriği 3. Theofilos ise konuşmasında Ortadoğu'nun özel bir coğrafya oluşuna ve üç dinin burada yüzyıllardır huzur içinde bir arada yaşadığını vurguladı. Bölgede cereyan eden siyasi kutuplaşmalar neticesinde dini kutuplaşmanın da körüklendiğinin altını çizen Rum patriği, kutsal dinleri temsil eden liderlerin bu ihtilafları karşılıklı hoşgörü ve adaletin tesisine dönüştürebileceğini ifade etti.

Hz. Ömer bin Hattab’ın yaklaşık bin 400 yıl önce Kudüs ile ilgili verdiği fermanı hatırlatan Rum patriği, bu fermanda belirtilen hoşgörü anlayışının anlaşmazlıkların çözülmesinde en etkili aracın olacağını ve bugün de bu anlayışın tesis edilmesinin gerekliliğine olan inancını tekrarladı. Bu süreçte siyasi liderler kadar dini liderlerin de sorumluluğunun bulunduğunu söyleyen Rum Patriği, “Hristiyanlık, Müslümanlık ve Musevilik bu bölgede birlikte büyümüştür. Din farkı gözetmeden herkese barış içinde yaşamanın önemini anlatmalıyız.” şeklinde konuştu.

CEMAYEL: DİN VE ETNİK AYRIMCILIĞIN SEBEPLERİ ORTADAN KALDIRILMADIR

Kataib Partisi Lideri ve Lübnan Eski Başbakanı Emin Cemayel “Arap Uyanışı” sürecinde birçok Arap toplumunun köklü bir değişime uğradığını hatırlattı. Dini liderlere seslenen Cemayel, bu sürecin halen devam ettiğini, bazı ülkelerde diktatörlük ruhunun halen yaşadığını ve süreç içerisinde yeni despot ruhlu liderlerin ortaya çıkmaması için dikkatli olunması çağrısında bulundu. Türkiye örneğinin diğer Arap ülkelere bir model olabileceği görüşünü savunan Lübnan eski başbakanı, Arap uyanışıyla birlikte gelen değişimden umutlu olduğunu ifade etti.

Yüzyıllardır Müslüman ve Hristiyanların ortak bir kültüre sahip olarak bölgede bir arada yaşamayı başardığını ve bu sürece dini liderlerin katkısını hatırlatan Cemayel, 21. yüzyılda dini liderlere düşen bu görevin henüz bitmediğini ifade etti. Konuşmasının sonunda “Bin yıldan uzun bir süredir Müslümanlar ve Hristiyanlar ortak bir şekilde çalışmakta ve bu birlikteliğe odaklanmaktadır.” diyen eski Lübnan Başbakanı “Din ve etnik ayrımcılığa sebep olan nedenler ortadan kaldırılmadır.” diyerek sözlerini noktaladı.

(CİHAN)


Dünya