Babacan: Tahvil alımı olmasa borcunu ödeyemeyecek ülkeler var

25 Temmuz 2013 - 09:19

İSTANBUL - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa ve Amerika Merkez Bankası’nın sürekli kamu kağıdı aldığını, para bastığını söyleyerek, "Amerika, Avrupa hatta Japon Merkez Bankası para basmasa, ‘Ben artık tahvil almıyorum. Zaten boğazıma kadar tahvilim var. Vazgeçtim’ dese, yarın sabah borcunu ödeyemeyecek düzinelerce ülke var ve bunlar çok gelişmiş ülkeler. Böyle bir gerçek hala var." dedi.

Ali Babacan, İstanbul Sanayi Odası (İSO)’nın 2013 yılı Temmuz ayı Meclis toplantısına katıldı. ‘Küresel Piyasalardaki Hareketliliğin Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bugün ve Gelecekteki Etkileri’ ana gündemi ile Odakule’de yapılan toplantıda bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı, küresel ekonomide son 5 yılda en büyük krizlerin yaşandığını vurguladı. Krizin finans sektörü ile başladığını aktaran Babacan, "Kriz, finans sektörü ile başladı ama hemen arkasından ekonomik kriz şekline döndü. Bu ekonomik kriz ciddi sosyal problemleri beraberinden getirdi ve sonunda siyasi kriz olarak özellikle yanı başımızda Avrupa olmak üzere pek çok ülkeyi etkiledi." dedi. Ali Babacan, "Krizin asıl dinamiği bono. Çöküş ertelenmiş durumda. Buna rağmen Avrupa Birliği bir türlü toplanamadı. Avrupa bölgesindeki ülkelerin toplam ekonomisi bu yıl da yine daralmaya devam edecek." diye konuştu. Türkiye’nin de krizden, kendi içindeki Gezi ve Taksim olaylarından etkilendiğine dikkat çeken Babacan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Piyasalardaki hareketliliği ister istemez dışarıdaki olaylara bağladık. Ama aynı tarihlerde Hindistan’a baktığımızda, Brezilya’ya baktığımızda, Rusya’ya baktığımızda onlarda da benzer hareketler vardı. Sonuç itibariyle 22 Mayıs’tan bu yana ne olduğuna dönüp baktığımızda, borsa endeksleri gelişmekte olan ülkelerin hepsinde düştü. Bu sadece Borsa İstanbul’a ait değil. Gelişmekte olan bütün ülkelerde borsa endeksleri düşmüş durumda. Faizlere, piyasa faizlerine bakıyoruz, piyasa faizleri bütün ülkelerde artmış durumda. Ülkelerin para birimleri değerine bakıyoruz, bütün bu saydığım ülkelerde para birimleri dolar karşısında değer kaybetmiş. Yani bu son 2 aydır yaşadığımız bize özel değil. Ancak şu var ki, özellikle hisse senedi piyasasında bizim etkilenmemiz diğer ülkelerden bir miktar daha fazla oldu. Faizlerde nispeten daha çok etkilenen ülkeler arasındayız. Ama kur konusuna gelince ortalama bir durumdayız. Cari açığımızın oluşu bizi bu süreçte ortalamanın biraz üstünde etkiledi bu da bir gerçek ama asıl büyük etki dünyadaki likidite oluşumlar. Daha doğrusu likidite konusundaki genel açıklamalar."

TBMM’nin son olarak 5 yıllık planlarını kabul ettiğini de açıklayan Başbakan Yardımcısı Babacan, "Bu plan sayın başbakanımızın ve meclisin kabul ettiği bir plan. 2013 ile 2018 arasında ne yapacağımızı tüm detaylarıyla açıklıyor. Orada her şey var." şeklinde konuştu. Ülke ekonomilerinin performanslarına da değinen Babacan, gelişmekte olan ülkelerde büyümenin de hızla düştüğünü ifade ederek, "Brezilya’da büyüme neredeyse sıfır noktasına geldi. Hindistan’da büyüme hızı düştü, bütçe açığı çok çok yüksek bir noktada. Çin büyüme hızını yüzde 7,5’a çekti hatta son olarak '6,5 bile olabilir bu sene' dedi. Büyüme rakamları aşağıya doğru revize ediliyor." açıklamasını yaptı.

"DEVLET MERKEZLİ YATIRIM YERİNE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARINI İSTİYORUZ"

Devlet merkezli anlayış yerine özel sektör odaklı anlayışla ilerlediklerini kaydeden Ali Babacan, son 10 yıldaki büyümenin kaynağının özel sektör olduğuna dikkat çekti. 10 yılda devlet yatırımlarının ülke büyümesine katkısının hiç olmadığını belirten Babacan, şunları aktardı:

"Biz biliyoruz ki eğer bir yatırım yapılacaksa bunu özel sektör yaptığında daha verimli olacak. 10 yıldır hükümetin bir üyesi olarak bunu söylemek zorundayım. Yani 100 milyon dolarlık yatırımı devlet mi yapsın özel sektör mü yapsın? Özel sektörü yaptığında bu işi daha iyi yapıyor, daha verimli yapıyor ve daha belli amaçlar için yapıyor. Dolayısıyla şuan ki ülke ekonomisinin büyüklüğünün yüzde 27’si özel sektör. Artık biliyorsunuz önemli olan alt yapı yatırımlarında bile kamu-özel ortaklığı yapıyoruz. Devletin yatırım yapmasından ziyade özel sektörün bunu yapmasını arzu ediyoruz."

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da açılış konuşmasında, geçmişte yaşanan krizlerin hatırlanması gerektiğini kaydederek, var olan gelişmelerin umut olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'yi gemiye benzeten Bahçivan, 2002 yılından sonra ülkenin yaptığı reformların ve bürokrasinin izlediği rölün ülke açısından büyük öneme sahip olduğunu kaydetti.

Temmuz ayı toplantısı iş adamlarının Ali Babacan'a ilettiği sorulardan sonra son buldu.

(CİHAN)


Ekonomi