Balbay: 'Genç subaylar rahatsız' haberi, Başbakan-Genelkurmay başkanı görüşmesinin içeriğidir

19 Kasım 2009 - 19:11

Birleştirilen Ergenekon davasının tutuklu sanığı Mustafa Balbay, 'Genç subaylar rahatsız' haberiyle ilgili, "20 Mayıs 2003'de Başbakan ile Genelkurmay Başkanı Başbakanlık binasında 1,5 saat görüştü. Bu görüşmenin içeriğini alıp haber yaptım." dedi. AK Parti'ye en büyük iyiliği 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yaptığını öne süren Balbay, "Hukuk dışına çıkılacağı durumlarda 'Yapmayın' diyordu." ifadesini kullandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda yapılan Ergenekon davasında 'Silahlı terör örgütü üyesi' olmak iddialarını da yanıtlayan Mustafa Balbay, "49 yaşındayım ve elime ne zaman silah aldığımı düşündüm. 1983 yılında askerliğimi yaparken elime silah aldığımı hatırladım. Onun dışında ne elime silah aldım, ne de silahlı terör örgütü üyesiyim. Gazeteci-terörist bu iddianame ile birlikte yaratılan bir tanım oldu." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ile görüşmenin bir gazetecinin gücü olduğunu savunan Balbay, "Ama bunun bir suç haline getirileceği 40 yıl düşünsem akılma gelmezdi." dedi. Jandarma Genel Komutanlığı'nda yaptığı görüşmenin kendi bilgisi dışında hukuki olmayan bir şekilde kameraya çekildiğini söyleyen Mustafa Balbay, "Terör olaylarını tabii ki ilgili yerlere soracağız. Eğer görevimi sürdürüyor olsaydım, son günlerde yaşanan belge tartışmalarında da Genelkurmay'ı arayacaktım, diğer kurumları arayacaktım, 'Ne oluyor? Nedir?' diye soracaktım. Bu benim mesleğimin bir parçası. Görüşmeler yaptım. Her kesimle görüştüm. Bu görüşmelerin hepsi ilgili makamlarda yapılan görüşmelerdir. Bugün bile darbe tartışmaları var. Geçen hafta gazeteciler başbakana 'darbe kokusu alıyor musunuz?' diye sordu. Başbakan da bu dönemde darbe kokusu almadığını söyledi." diye konuştu. Belgelerin gazetecileri heyecanlandırdığını, gazetecilerin kendilerini heyecanlandıran belgeleri edinmek istediğini sözlerine ekleyen Mustafa Balbay, kendisinden ele geçirilen belgelerin terör faaliyeti olarak gösterilmesini eleştirdi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakanı Abdullah Gül, MİT eski Müsteşarı Şenkal Atasagun, dönemin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ve dönemin Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'la yaptığı görüşmeleri Ergenekon'un ayarladığı yönündeki iddiaları da yalanlayan Balbay, "Gazete borç içinde yüzerken bu kişilerle nasıl görüşebildiğim soruluyor. Görüşemeyeceğim belirtilerek bu buluşmaları Ergenekon'un ayarladığı iddia ediliyor. Bir gazetenin borç içinde yüzmesi o gazetenin gücüdür. Biz sırtımızı holdinglere değil, okurlarımıza dayadık." dedi.

'Genç Subaylar Tedirgin' başlıklı habere ilişkin iddiaları da yanıtlayan Mustafa Balbay, "20 Mayıs 2003'de Başbakan ile Genelkurmay Başkanı Başbakanlık binasında 1,5 saat görüştü. Bu görüşmenin içeriğini alıp haber yaptım. 'Genelkurmay Başkanı, Başbakan'a dedi ki' diye. Haberde bir çok konu vardı. Gazetelerde yazı işleri bu konulardan birini alıp başlığa çıkartır. Başlıklar yazı işlerinin ortak ürünüdür. Genelkurmay Başkanı'nın dediğini yazdım. Bu bir terör örgütü faaliyeti değildir. O zaman o görüşmeyi yapan makamlar da örgütün içinde olmalıdır." diye konuştu.

Kendisinde ele geçirilen Özden Örnek günlüklerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Mustafa Balbay, Özden Örneği'nin günlüklerinin Nokta Dergisi'nde yayınlanmadan 2 yıl önce kendilerine geldiğini ancak doğrulatamadıkları için haber yapmadıklarını söyledi. Baybay, "Bu bizim genetiğimize uygun bir iddianame değil. Son dönemlerde tartışılan meyveler gibi GDO'lu bir iddianamedir." diye konuştu.

Yazılı olarak hazırladığı savunmasındaki sıralamaya bağlı kalmayan Mustafa Balbay, zaman zaman da spontoneler yaparak kendisini savunmaya çalıştı. Balbay, "AK Parti'ye en büyük iyiliği Sezer yapmıştır. Hukuk dışına çıkılacağı durumlarda 'Yapmayın' diyordu. Sezer görevdeyken AK Parti'ye dava açılmadı. Açılmasını gerektirecek bir durum da olmadı." dedi. Balbay, AK Parti'nin askerle, yargıyla, üniversitelerle ve devlet bürokrasisi ile ilişkilerinde Cumhurbaşkanı Sezer'in kamuoyu önünde görünmeyen bir güç ve denge unsuru olduğunu savundu.

Kendisi tarafından organize edildiği ileri sürülen toplantılarda yapılan konuşmaların mikrofon ile yapıldığını belirten Mustafa Balbay, bazı konukların da polis korumalarıyla toplantıya katıldığını söyledi. Balbay, "Böyle bir toplantı gizli olabilir mi?" diye sordu. Balbay, kendisinde ele geçirilen belgelerle ilgili olarak bir gazete ya da gazeteciye her türlü belgenin geldiğini, gazetecinin bu belgelerin haber değeri taşıyıp taşımadığına baktığına, taşıyorsa gazete yönetimi ile bunu konuşup uygun görülmesi halinde yayınlandığını ifade ettii.

Sanıklardan Eruygur, Tolon, Ersöz ve Uğur'dan belge temin ettiğinin de iddia edildiğini belirten Balbay, ulusal gazeteler arasında en eski Ankara temsilcisi olarak onlarca haber kaynağı olduğunu anlattı.


(CİHAN)


Türkiye