Elektronik atıklar böyle dönüşüyor (Özel)

22 Haziran 2013 - 11:21

İSTANBUL - Bireysel veya toplumsal, teknoloji ile ilişkimiz hayatı kolaylaştırmanın da ötesinde bir bağımlılık halinde devam ediyor. Gündelik alışkanlıklarımızın her sahasına etki eden bu teknolojik gelişim sonucunda gün geçmiyor ki daha üstün performanslı ürünler piyasaya sürülüyor. Bu değişimi yakından takip etmekse son zamanların en büyük trendi.

Hepimizin evinde ömrünü dolduran, beğenmeyip yenilediğimiz ya da bozulup yer işgal eden cihazlar var. Şimdiye kadar kontrolsüz geri dönüşüme giden bu tür elektronik eşyalar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı Elektronik Atık Yönetmeliği sayesinde çevresel zararları bertaraf edilerek ekonomiye geri kazandırılacak.

Şu an Türkiye’de 21 lisanslı, elektronik atık geri dönüşüm tesisi var. Fakat bunların çoğu yetersiz ve tam kapasite çalışmıyor. Exitcom ve Evciler Kimya gibi yeterli donanıma sahip tesislerin sayısı da bir elin parmağını geçmiyor.

Exitcom Genel Müdürü Murat Ilgar, ülkemizin elektronik atık geri dönüşümünde dünya standartlarının çok gerisinde olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de yılda 539 bin ton e-atık ortaya çıkıyor ancak bunun sadece 20 bini yani yaklaşık yüzde 4'ü koşullara uygun olarak geri dönüştürülüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verilerine göre, en çok televizyon ve bilgisayar monitörü çöpe atılıyor. En fazla atık üreten şehirler ise İstanbul, Kocaeli ve Ankara olarak sıralanıyor. Türkiye’de kişi başı e-atık ortalama 7 kilogram. 2011 yılsonu itibari ile ülkemizde geri kazanımı sağlanan e-atık miktarı da 8 bin 200 kilogram.

Dönüşüme girecek elektronik cihazlar kategorilere ayrılıyor. Her biri için ayrı ekipman ve donanım gerekiyor. Mesela büyük beyaz eşya ve otomatlar kategorisindeki buzdolabı ve soğutucuların içinde bulunan zararlı gazların havaya karışmaması için dönüştürülmeden önce boşaltılması gerekiyor. Bu gazlar patlayıcı olabiliyor ve atmosfere karıştığında da ozon tabakasına çok ciddi zararlar verebiliyor.

Evciler Kimya mühendislerinden Ozan Kayahan, bir buzdolabının içerisinde bulanan zararlı gaz oranının, yaklaşık bin adet deodorant şişesine eşdeğer olduğunu söylüyor.

Diğer kategoriler şöyle; TV ve monitörler, bilişim telekomünikasyon ve tüketici ekipmanları, aydınlatma ekipmanları, küçük ev aletleri.

Elektronik atıkların önemli bir kısmını cep telefonları oluşturuyor. Kayıtlı cep telefonlarının sayısı ülke nüfusunu geçmiş durumda. Halihazırda piyasada bulunan 90 milyon cep telefonuna her yıl 10 milyon civarında yeni cep telefonu ekleniyor. Ortalama bir telefon yenileme süresinin 18 ay olduğu düşünülecek olursa bu sayı daha da artacak. Ne var ki bu telefonların henüz yüzde 3’ü için bile geri dönüşüm söz konusu değil. Kullanılmayan cep telefonlarının yarıdan fazlası evlerde bekletiliyor ya da çocuklara oyuncak olarak veriliyor. Yüzde 15’i ikinci el olarak satılırken yüzde 25’i ihtiyaç sahiplerine iletiliyor, yüzde 6’sı ise kayıp-çalıntı olarak kayıtlara geçiyor.

Elektronik atıklarla ilgili vatandaşlar da farklı görüşler belirtiyor.

H. Zühre Kılınç: Beyaz eşyalarımın bir kısmında değişiklik yaptım. Bir kısmı bozulmuştu bir kısmını da enerji tasarrufu amacıyla değiştirdim. Bozulmayan fakat çağın gerisinde kalan eşyalarımı da öğrenci arkadaşlarımız var onlara verdim.

Anıl Cömert: Eski elektronik eşyaları ne yapıyorsun diye soruyorsan evin bir köşesinde duruyor. Pek bir şey yapmıyoruz. Nostalji gibi bakıyoruz şimdilik.

Emre Özorhan: Teknoloji benim için çok şey ifade ediyor. Hayatımın her alanında cep telefonu kullanıyorum. Cep telefonu sürekli elimden düşmüyor. Yenisini iki ay önce aldım eskiyle değiştirdim. Çünkü bir üst versiyonu çıkmıştı.

İnci Özorhan: Bozulan eşyalarımı belediyelerin getirmiş olduğu bir takım poşetlere koyarak atık olarak değerlendirmek üzere yolluyoruz fakat her zamanda mümkün olmuyor. Normal çöpe de gittiği oluyor bunların.

Gülçin Balcı: Teknoloji benim için hayatımı kolaylaştıran her türlü elektronik alet, cihaz diyebilirim. Hayatımın zaten her aşamasında kullanıyorum. Şu anki çağda bizim için en değerli şey zaman. Zamanımızı çok iyi değerlendirmemizi sağlıyor. Teknoloji olmasaydı çok ilkel olurduk tüm yaşantı bitmiş olurdu.

(CİHAN)


Güncel