Erdoğan: CHP Genel Başkanı, İsrail ve Baas Partisi'nin değerleriyle omuz omuza

01 Temmuz 2012 - 17:22

KAYSERİ - Başbakan Recep Tayip Erdoğan, partisinin Kayseri İl Kongresi'nde CHP liderini hedef aldı. Erdoğan, Suriye’nin uçağımızı düşürmesiyle ilgili ana muhalefet partisi liderinin takındığı tavrı eleştirdi. Uçağın düşürülmesi ile ilgili bütün teknik ve diplomaside yapılan çalışmaların CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile paylaşıldığını belirten Erdoğan, sadece kamuoyu ile ilgili paylaşılan bilgilerin aktarıldığını söyleyerek dürüst davranmadığını ifade etti. Erdoğan, İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırısı ile Suriye’nin uçağımızı düşürmesinde ana muhalefet partisinin yaptığı açıklamalara dikkat çekerek, “CHP Genel Başkanı bu ülkenin, milletin değerleriyle değil; İsrail’in, Suriye’deki Baas Partisi’nin değerleriyle omuz omuza.” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Kayseri Pınarbaşı ilçesindeki terör saldırısında huzur şehri Kayseri’nin hedef alındığını anlatarak, bu saldırıda hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi. Terör örgütünün uzantısı olan siyasi partiyi de eleştiren Erdoğan, partinin tutumunu eleştiren, parti içinde yanlışları gören sağduyu insanların da artık sesini çıkarmaya başladığını ifade etti.

Kadir Has Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Başbakan Erdoğan alkışlarla karşılandı. Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmada coşkulu kalabalık yer yer sloganlar attı. Erdoğan’ın kongrede yaptığı konuşmasında ise Suriye, CHP lideri, MHP lideri vardı. “Kayseri’den bir sanatçı çıktı. Büyük bir mimar çıktı” diyerek konuşmasına başlayan Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Mimar Sinan'ı şu sözlerle andı: “Çok geniş bir coğrafyaya çil çil kubbelerle, kale dişi minarelerle, kervansaraylar, medreselerle donattı. Sadece bu toprakları değil sadece İstanbul’daki eserleri ile değil. Kayseri’de olan eserleri ile değil. Birçok şehrimizde olan eserleri ile değil. Büyük ustanın Mekke’de, Şam’da, Halep’te, Rodos’ta, Bosna Hersek’te eserleri var. Ustanın öğrencilerinin Hindistan’da Bosna Hersek’e kadar uzanan eserleri var. Şimdi bize ne diyorlar. Sizin Ortadoğu’da ne işiniz var. Bize diyorlar ki, 'Afganistan, Lübnan, Somali, Kosova’da ne işiniz var?' diyorlar. Bize diyorlar ki, Filistin, Irak, Mısır, Libya, Tunus'la neden bu kadar ilgileniyor, oralara gidip geliyorsunuz diyorlar. Biz de onlara diyoruz ki Kayserili Mimar Sinan ustanın gittiği her yere gitmek, gittiği yerlere yaptığı eserlerinin yanında, oradaki kardeşlerimizi kucaklamak bizim boynumuzun borcudur diyoruz. Biz Mostar Köprüsü ağlarken, İrina Köprüsü ağlarken, Sinan Paşa Camii yıkık dururken, Fatih Sultan Camii oradalar da boynu bükük dururken buradan onları seyredemeyiz. İşte onun için Mustafa Paşa Camii ile Üsküp’teyiz. Mostar için Bosna Hersek’te bundan dolayı varız. Biz böyle bir ruh kökü ile bağlıyız. Eli kolu bağlı duramayız. Biz Karakum’dayız. Neden mi, çünkü milletimizin kökünde oralar var. Orhun Anıtları bizim diyenler acaba Karakum’un nerede olduğunu biliyor mu? Bilmez. Karakum’dan Orhun Anıtlarına asfalt yol yaparak ödeştik ve ruh kökünün ne olduğunu ortaya koyan bir partiyiz. Lafla milliyetçilik olmaz. Mimar Sinan geniş bir coğrafyaya nasıl eser taşıdığıysa, görkemli bir medeniyet tasarrufu taşıdıysa bizlerde aynı coğrafyaya barışı ve dayanışmayı, kardeşlik mesajlarını taşıyoruz.”

"HİTLER VE MUSSOLİNİ’Yİ SELAMLAYANLAR BAAS REJİMİNİ, ESED'İ SELAMLIYOR"

“Suriye halkı bizim kardeşimizdir. Kardeşlerimizin kanı akıtılırken kimse bizden sessiz kalmamızı bekleyemez” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Rejimin Suriye’de kardeşlerimizin kanını dökerken, kimse bizden o rejime karşı sessiz kalmamızı beklemesin. Kimse kusura bakmasın. Biz CHP değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu ülkeyi nasıl içine kapattığını, dostları ve kardeşleri arasına nasıl duvarlar ördüğünü biz iyi biliriz. CHP'nin Hitler’e, Mussolini’ye nasıl selamlar gönderdiğini iyi biliriz. Dün Hitler ve Mussolini’yi selamlayan bugün Baas rejimini, Esed’i selamlıyor. Bu diktatörün arkasında duruyorlar. Geçen seslendim. Sen Suriye’deki Baas Partili misin yoksa CHP misin? Önce bunu bir tespit et. Yerini ortaya koy. Zira şu yaşanan son olayda biz Parlamento'daki tüm partileri davet ekip bilgilendirelim istedik. Davet ettik. 3 siyasi parti lideri arkadaşlarıyla geldiler. Kendilerine teknik bilgiler verdik. Hava kuvvetleri hareket dairesinde bir tümgeneral arkadaşımız o teknik bilgileri verdi. Radar bilgileri var. Teknik detaylarına kadar anlatıldı. Dışişleri bakanımız diplomaside neler yapıldığını, 2 gece ne yapıldı onu anlattı. Ben kendilerine dedim ki, 'Şu an teknik ve diplomaside attığımız adımlar bu. Sizin soracağınız bir soru var mı? Lütfen bize sorun dedim. Tavsiyeleriniz varsa alalım' dedik. Soru olarak Kılıçdaroğlu inanır mısınız hiçbir şey sormadı. Sadece pilotlarımızla ilgili sorusu oldu. Yanında getirdikleri arkadaşların teknik soruları oldu. Var mı başka soru. Yok. Bu nasıl bir şey. Bizden ayrılır ayrılmaz 'Vatandaşa karşı kamuoyunda ne konuşuluyorsa bize onu dedi' açıklaması oldu. Bu zatın fıtratında, cibilliyetinde böyle bir anlayış var. Dürüst ol. Akşam başka, sabah başka olma. Çünkü kültürünün gereği bu. Dürüst değil. Rabbime and ediyorum. Sana hamd olsun. Böyle bir ana muhalefet liderini bizim önümüze koydun. Siyasette yarışta iyi de Türk demokrasisi için iyi değil. Güçlü demokrasi güçlü muhalefetle olur. Ama böyle bir muhalefet yok.”

Türkiye’nin ana muhalefete liderinin Akdeniz’de korsanlık yapanların değil, Furkan'ı şehit edenlerin değil; Mavi Marmarı’nın yanında, Türkiye’nin yanında olması gerektiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Kimin yanında yer aldı. İsrail’in yanında yer aldı. Ne dedi. 'Mavi Marmara’ya biz müsaade etmeyiz' dedi. Senin böyle bir yetkin var mı? Gönüllüler ordusu bu. Yola çıkacak. Müsaade edeceksiniz. Varsa teknik arıza müsaade etmezsiniz. Ama siyasetin acemisi. Nerede ne olacağından haberi yok. Akdeniz’de uluslararası sularda uçağımızı düşüren rejimin diktatörleri yanında değil, kendi milletinin yanında yer almalısın.”

“Son günlerde biz söz tutturmuş. Sıçan geçer yol olur. Bunu kullanıyor” diyen Erdoğan, “İşte bunlar 10 yıllar boyunca fare korkusu ile titrediler. Türkiye’nin etrafını duvar ile çevirdiler. Fare korkusundan uyku uyumadılar. Tıkırtıda sustular. Gaflet örtüsünü üzerlerine çektiler. Bu ülkede, milletimiz farelerden korkacak, kemirgenlerden ürkecek değildir. Değil fare, üzerimize gelen aslan, kaplan olsa Mehmet Akif’in dediği gibi, cehennem olsa göğsümüzde söndürürüz. Biz böyle bir milletiniz." dedi.

"CHP LİDERİ PINARBAŞI SALDIRISINDA DA AYNI ÇELİŞKİYİ GÖSTERDİ"

Başbakan Erdoğan, CHP liderinin Kayseri Pınarbaşı ilçesindeki terör saldırısında da aynı tavrı gösterdiğini ifade etti. Erdoğan, “Aynı çelişkili tavrı Pınarbaşı saldırısında gösterdi. Çıktı o arada 'Pınarbaşı’na nasıl geldi ve durduramadınız' dedi. Eğer güvenlik güçleri aracı imha etseydi içinde siviller çocuklar çıksaydı, ne diyecekti? 'Yargısız infaz yaptınız' diye hem bizi hem de güvenlik güçlerini suçlayacaktı. Hükümete muhalefet edeceğim derken bir bakıyorsunuz terörün, bir bakıyorsunuz Türkiye düşmanlarının ağzı ile konuşuyor. Böyle yetersiz, beceriksiz bir muhalefet genel başkanını görmedim. Allah CHP seçmenine sabır versin.” ifadelerini kullandı.

"TERÖR ÖRGÜTÜ KAYSERİ’Yİ SEÇERKEN ÜLKEMİZDEKİ KARDEŞLİĞİ HEDEF ALDI"

Başbakan Erdoğan, Pınarbaşı saldırısı ile ilgili de bilgiler vererek, şöyle konuştu: “İlçe emniyet müdürlüğümüze yapılan saldırı, terör örgütünün insanlık dışı niyetini bir defa daha gösterdi. Şehit olan polisim, ölümü göze alarak yaptığı müdahale ile büyük bir saldırıyı engelledi. Şehir içinde yapmayı planladıkları büyük bir saldırıyı engelledi. Şehit olan polis memurumuz Ahmet Geben ile yaralandıktan sonra geçen hafta şehit olan İsmail Sakın’dan Allah razı olsun. Mekanları cennet olsun. Allah'tan rahmet diliyorum.”

Saldırı ile ilgili bilgiler aktaran Başbakan Erdoğan, “Terörün Kayseri’yi seçmesini çok iyi düşünmeliyiz. Kayseri orta Anadolu’da bir şehir. En çok şehit veren illerimizden birisidir. Huzurun, kardeşliğin şehri. Paylaşmanın şehri. Uzlaşmanın şehri. Terör örgütü, Kayseri’yi hedef alarak bu ülkede kardeşliği hedef aldığını bir kez daha gösterdi.” diye konuştu.

"AMERİKALI GAZETE SİYASİ YAYIN YAPIYOR, BİZE DEĞİL ONA İNANANLAR VAR"

Başbakan Erdoğan, Amerika’da yayın yapan bir gazetenin haberini de eleştirdi ve doğru olmadığını açıkladı. “Suriye tarafından uluslararası sularda düşürülen uçağımızla ilgili Amerika’da Wall Street Journal adlı gazete yayın yapıyor” diyen Erdoğan, şu açıklamada bulundu: “Bu gazete bizim uçağımızın Suriye sınırları içinde vurulduğunu söylüyor. Bizim iddialarımızın yanlış olduğunu yönünde açıklama yapıyor. Amerika’da yaklaşan seçimler var. Aynı gazete yine farklı haber yaptı. Haber yalan. Yine doğru olmayan bir haberi yayınladılar. Türkiye’de malum medya yazılı ve görsel hemen buna sarıldılar. Silahlı kuvvetlerin teknik yayınları, Dışişleri Bakanlığın yaptığı yayınlar, basın toplantılarına rağmen bunların hiçbirinin kıymeti yok. Amerika’daki gazetenin kıymeti harbiyesi var. Orada seçim var. Bu gazete bir siyasi hareket adına hareket ediyor. Orada Başkan Obama’ya karşı takılan tavır var. Ona yönelik bu gazetenin uzantıları var burada. Bizim verdiğimiz teknik bilgilere dayalı değil. Diplomatik bilgilere dayalı değil. Gazetede çıkan habere dayalı olarak yayın yapılıyor. Diyor ki, 'O bölgedeki güvenilir kaynaklardan alınan bilgiye göre.' O kaynağı açıkla. Dürüst isen bu güvenilir kaynak kimse açıkla. Mertlik bunu gerektirir. Namertlik ise kapı arkasından dolaşmayı gerektirir. Demek ki bu gazete de namert olarak davranıyor. Namerdin izinden gidenler de bu yayını yapıyor. Siz kimin yanındasınız ya. Kaç kere açıklama yaptık.”

"SURİYE’NİN HELİKOPTERLERİ BİZİM HAVA SAHAMIZI 5 KEZ İHLAL ETTİ"

“Değerli kardeşlerimiz hava sahası ihlalleri olağan hadisedir” diyen Erdoğan, “Suriye’nin helikopterleri bizim hava sahamızı 5 kez ihlal etti. Biz ihlal vardı diye böyle yaptık. Bizim hava sahamızı ihlaller yüzlerce oldu. Uyarılar yapılır. Bu uyarılar sonrasında sınırı terk eder. Ya da siz uçaklarınızla terk ettirirsiniz. Ama kalkıp da bu yola tevessül etmezsiniz. Nitekim şu an bizim uçağımız uluslararası 13 mil açıkta vuruldu. Onların sınırlarına savrularak düştü. Tespitimiz bu. Nitekim şu an yayınlandı. Genelkurmay Başkanlığımız sitesinde bütün bu teknik bilgiler verildi. Oradaki çizimler ve haritalar yer aldı. Bana da bilgi verdiler. Yayınlanmasını istedim.” açıklamasında bulundu.

Yaşadıkları zorlukları dile getiren Başbakan Erdoğan, bu süreçte yaşadıklarını da şöyle anlattı: “Biz içerde de dışarda da mücadele ediyoruz. Bakmak lazım. Dışarı ile mücadele etmek çok kolay. Asıl zor olan içerdeki ile mücadele etmek. Onun için ben CHP’ye gönül veren kardeşlerimize söylüyorum. Ardından gittiğiniz bu genel başkan maalesef bu ülkenin değerleri, bu milletin değerleri ile omuz omuza değil İsrail’in değerleri ile omuz omuza. Baas Partisi ile omuz omuza. Bütün bu olaylar oluyor ama biz ülkemiz için koşuyoruz. Çabalıyoruz. Çalışıyoruz. Böyle de devam edecek.”

(CİHAN)


Politika