Gündoğdu: Artık millet esastır, postal yalayıcılığı devri bitmiştir

27 Ekim 2013 - 15:54

ZONGULDAK - Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, insanlığa hizmet için sendikacılığın bir araç olduğunu söyledi. 2010’daki referandum ile millet iradesinin öne çıktığını anlatan Gündoğdu, "Artık millet esastır, postal yalayıcılığı devri bitmiştir." dedi.

Eğitim Bir-Sen Karadeniz Bölge Toplantısı'nda konuşan Gündoğdu, eğitimciler olarak geçen yıl büyük sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Gündoğdu, Milli Eğitim Bakanı'nın değişmesi, ek ödeme haklarını elde etmeleri ve son olarak kamuda kıyafet düzenlemesiyle büyük kazanım elde ettiklerini kaydetti.

Memur-Sen Konfederasyonundaki Eğitim Bir-Sen’in misyonunda para, sendika, memuriyet ve siyasetin bir araç olduğunu belirten Gündoğdu, "Amaç davaya, insanlığa, mazluma hizmettir. Asıl amaç insan hakları için çaba göstermek ve dünyayı daha yaşanabilir bir hale getirmek için ekmek, demokrasi, özgürlükler ve doğuştan gelen hakları korumak adına mücadele etmektir." diye konuştu.

"EĞİTİMİN KALİTESİ İÇİN KADROLU ÖĞRETMEN ŞART"

Eğitimin kalitesi için kadrolu öğretmen açığının giderilmesi yönünde mücadele verdiklerini anlatan Gündoğdu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın işçi memurların birleştirilmesi talebine de karşı çıktı. Gündoğdu, şunları söyledi: “Sadece Ağrı ilini ele alsak bile 2 bin 200 öğretmene ihtiyaç var. Öğretmenliğin vekilliği, ücretliliği olmaz; kadrolu öğretmenle hem çocuklarımıza hem ülkemize hem de atanamayan öğretmenlere iyilik yapmak zorundayız. Aksi takdirde ülke olarak zarar edeceğimizi çok iyi biliyoruz. Elbette bu süreçte Sayın Başbakan’ın ‘işçi-memur birleşin çalışanlara geçin’ teklifi konuşuluyor. Bu teklif bizim için iyi bir teklif değildir. Böyle bir teklife ihtiyacımız yok.”

"12 MİLYON 300 BİN İMZA EN BÜYÜK DESTEKTİR"

Yeni yıla kamuda başörtüsü özgürlüğü başta olmak üzere sivil kıyafet için imza kampanyasıyla girdiklerini dile getiren Gündoğdu, "12 milyon 300 bin imza topladık. Solumuzdaki rakibimiz başörtüsü özgürlüğü KESK’in esaretidir diyerek tavrını koydu. Daha sonra anadilde eğitim istiyorum diye slogan attı. Ama anadilde eğitim istediği anaların dinine düşmanlık yapmaktan da hiç geri durmadılar. Sağımızdaki sendika da 28 Şubat sürecinde devlet yasaklıyorsa vardır bir hikmeti, töre bilir diyordu. Bu sefer Eğitim Bir-Sen sıkıştırınca hükümet çözsün, desteklemeyen namerttir dedi. Hükümet çözdükten sonra namertlere ne gerek varsa. Eğer hükümet bu ülkenin en önemli sorununu çözmek için destek istiyorsa 12 milyon 300 bin imzadan büyük destek olmaz. Kaçacak yer arıyor, ötelemek istiyorsa kaçacak yeriniz yok demek de Memur-Sen’in boynunun borcudur." diye konuştu.

Gündoğdu, Balıkesir’de bir öğretmenin başörtülü olarak derse girmesiyle ilgili Türk Eğitim-Sen’in tavrını eleştirdi. Gündoğdu, "Türk Eğitim-Sen, başörtülü üyesine sahip çıkarken, ‘Biz üyemize destek çıkıyoruz; ancak Türk Eğitim Sen’in bütün üyeleri kadın erkek istisnasız Atatürkçüdür’ diyerek cümle kuruyor. Bir üye mağduriyet yaşıyor, onun mağduriyetinde yanında olmuşsun. Ama bütün üyelerin tamamı şucudur demeye niye gerek duydun? Derin devletin emriyle sendikacılık yapanlar, postal yalamayı sendikacılık zannedenler, Ergenekon’a ev sahipliği yapmayı sendikacılık zannedenler, ‘sakın ha bizim imanımızdan şüphelenmeyin, biz bu üyemize destek çıkmazsak Eğitim Bir-Sen bizi mahvedecek. Ama bizden de şüphelenmeyin. Biz aynı tek tipçi yoldayız." ifadelerini kullandı.

Konuşmasında 2010 yılındaki referanduma da değinen Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, "2010 yılına kadar devletin sistem manifestosu, ‘devletin ülkesi ve bölünmez bütünlüğü’ diye başlıyordu. Kutsal bir devlet, devletin emrinde köleler ve 10 yılda bir haddi bildirilen millet. Memur-Sen’in toplu sözleşmeyi ve toplumsal sözleşmeyi de evet sloganıyla yüzde 58 evet çıkardığı, Kamu-Sen ve KESK’in de hem toplu sözleşme isteyip hayır dediği o referandum sonucunda yeni metefor, ‘milletin devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğüne’ dönüşmüştür. Artık millet esastır, postal yalayıcılığı devri bitmiştir." şeklinde konuştu.

"ANDIMIZI BÜYÜKLER OKUSUN BAKALIM İŞE YARAYACAK MI?"

Okullarda Andımızın kaldırılmasına karşı çıkanları eleştiren Ahmet Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sendikacı arkadaşlara çağrıda bulunuyorum. Her sabah genel merkezin önünde bir araya gelin andımızı okuyun. Gerçi okuyamıyorlar. Basına yansıyan görüntülere göre yanlış okuyorlar. Çocukların içinde Türk var Kürt var, gayr-i Müslimler var Ermeniler, başka ırklar var. Çocuklara okutalım da günahsız hale gelsinler. Onlar zaten günahsız. Yetişkinler okusun bakalım işe yarayacak mı ama Türküm doğruyum çalışkanım demekle bu iş olsaydı Silivri cezaevi Türk’ten geçilmiyor olmazdı."

Program basına kapalı devam etti.

(CİHAN)


Güncel