Hüseyin Çelik’ten baraj yorumu: Biz usta yüzücüyüz, hepsine varız

03 Ekim 2013 - 16:08

ANKARA - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP’nin 'barajı kaldırdılar deniz getirdiler' eleştirisine 'biz usta yüzücüyüz' cevabını verdi. Çelik, "Ben gölde, havuzda da, okyanusta da, baraj da yüzerim. Atlas Okyanusu’nda da, Büyük Okyanus’ta da yüzdüm. İşin bu esprisi ama AK Parti gerçekten isterseniz bugünki gibi devam etsin, istersiniz daraltılmış bölge olsun, isterseniz dar bölge olsun. Biz bunların hepsine varız. Buyurun hodri meydan.” şeklinde konuştu.

AK Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, gündeme ilişkin açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Demokratikleşme paketinde açıklanan seçim barajıyla ilgili üç öneriden AK Parti’nin hangisine sıcak baktığı sorulan Çelik, CHP’nin “barajı kaldırdılar deniz getirdiler” açıklamasına göndermede bulunarak cevap verdi: "Biz usta yüzücüyüz. Ben Van Gölü’nün kenarında büyüdüm. Kendim içinde söylüyorum. Ben gölde, havuzda da, okyanusta da, baraj da yüzerim. Atlas Okyanusu’nda da, Büyük Okyanus’ta da yüzdüm. İşin bu esprisi ama AK Parti gerçekten isterseniz bugün ki gibi devam etsin, istersiniz daraltılmış bölge olsun, isterseniz dar bölge olsun… Biz bunların hepsine varız. Buyurun hodri meydan."

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in yeni anayasanın Meclis Başkanlığı tarafından hazırlanması konusunda yeni önerisine ilişkin değerlendirmesi sorulan Hüseyin Çelik, "Muhalefet buna evet derse, bir bunu tartışılmaya değer, üzerinde konuşulmaya değer bir teklif olarak değerlendiririz. Çünkü bu nihai kararı Meclis vermeyecek anlamına gelmiyor. Bugünde her dört partinin TBMM’de birlikte çalıştığı uzmanlar komisyonu yapıyor. Yani onları maddeleştirenler onlardır. Uzmanların hazırlığı bir taslak TBMM’nin iradesiyle çıkarılabilir, şekillendirilebilir. Dolayısıyla Sayın Başkanın bu teklifi üzerinde konuşulmaya değer bir tekliftir. Yeter ki muhalefetin paşa gönlü razı olsun."

"BİZİM PARTİMİZDEN ŞÖYLE ÜÇ BEŞ ÇOK SAĞLAM HÜKÜMET ÇIKAR"

AK Parti Sözcüsü Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine değişikliği ile ilgili “her şey olabilir” açıklaması ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın bakanların yerel seçimlerde adaylığı ile ilgili olarak “istifa etmelerine gerek” yok açıklamalarının hatırlatılması üzerine, "Eğer yasal bir engel yoksa, istifa etmeleri söz konusu olabilirse tabi ki olabilir. Bana kalırsa bir bakanın, bakan olarak seçime girmesi doğru olmayabilir. Yerel yönetim farklı, milletvekili olarak girebilir de. Ancak Sayın Başbakan ‘Her an her şey olabilir’ dediyse bu malum kabine değişikliği partinin ilgili kurullarında oturup yapılmıyor. Başbakan kendi ekibini kendisi seçiyor. Şu anda bakan arkadaşlarımız hepsi görevlerini başarıyla yürütüyorlar. Ama mahalli seçimlerde birilerinin aday olması söz konusu olursa, bundan dolayı ayrılması söz konusu olursa ve sayın Başbakanın bizatihi kendi gördüğü bazı gerekçelerden dolayı, bazı değişiklikler yapılabilir mi, yapılabilir. Bende sayın Başbakanın sözünü tekrarlayayım. Ona dayanarak söylüyorum. Her an her şey olabilir. AK Parti’de bakanlık yapabilecek çok değerli arkadaşlarımız var. Bizim partimizden şöyle üç beş çok sağlam hükümet çıkar. 326 kişiyiz unutmayın. Bizim böyle bir derdimiz yok. Bu nöbet değişikliğidir." değerlendirmesini yaptı.

"KATİBELER BAŞÖRTÜ TAKABİLİR"

"Genelkurmay Başkanlığı’nda sivil memurlar başörtüsü takabilecek mi?"sorusu üzerine Hüseyin Çelik, "Açıklanan pakette Genelkurmay Başkanlığı, polis teşkilatı, yargı bunun dışındadır. Adalet teşkilatında hakim ve savcı takamaz ama oradaki katibe takabilir mi? O olabilir. Orada da böyle bir şey olabilir mi, o zamanla şekillenecek. Doğrusu hükümet bu konuda nasıl bir taslak hazırlayacak onu göreceğiz." şeklinde konuştu.

"SAYIN BAŞBAKAN SOSYALİST DEĞİLDİR"

Başbakan Erdoğan’ın danışmalarından Yiğit Bulut’un "Bu ülkede gerçek bir sosyalist varsa o Erdoğan’dır" açıklamalarının sorulması üzerine de Çelik, şöyle devam etti: "Hatırlarsanız Kaddafi darbe yapıp iş başına geldikten sonra Libya’da İslam Sosyalizmi diye ortaya bir şey attı. O zamanlar bayağı bir taraftarı oldu. Bazı kavramları birbirine karıştırmamız gerekiyor. Sayın Yiğit Bulut böyle bir şey söyledi mi, söylemedi mi, ağzından çıkan ifade bu mudur onu bilemiyorum. Ancak ben şunu bilirim; Hz. Ömer ne kadar sosyalistse sayın Başbakan’da o kadar sosyalisttir. Sosyal adalet kavramına inanmak, sosyal devleti hayata hakim kılmak, vatandaşının sosyal devlet kavramının tadına varmasını sağlamak sosyalist olmayı gerektirmez. Sayın Başbakan bunları başarmış olan bir başbakandır. Türkiye’de sosyal adalet kavramı ve sosyal devlet kavramı sayın Başbakan, başbakanlığı döneminde hayatı hakim kılınmıştır. Sayın Başbakan muhafazakar, demokrat bir insandır. Fakat siz ille de bir başka şeye, sayın Başbakana başka bir unvan bulmak durumunda değilsiniz. Ben sosyal adalet kavramına inanırım, ben insanların arasındaki gelir dağılımın adaletli olması gerektiğine inanırım, sosyal devlete inanırım ama sosyalizmi yanıma bile yaklaştırmam Hüseyin Çelik olarak. Ben sosyalist mosyalist değilim arkadaşlar. Sayın Başbakan da sosyalist değildir."

"GÜL’ÜN EVE KAPANIP TORUNLARINI SEVECEĞİNİ ZANNETMİYORUM"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün TBMM’de yaptığı konuşmanın hatırlatılması üzerine de Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Cumhurbaşkanımızın kendisini tanımaktan, kendisiyle birlikte AK Parti’nin kurucuları arasında yer almaktan ve birlikte aynı kabinede birlikte olmaktan şeref duyduğum bir ağabeyimdir. Ben de Sayın Gül’ün Cumhurbaşkanlığı görev süresi dolduktan sonra sadece eve kapanıp torunlarını sevmekle yetineceğini zannetmiyorum. Torunlarını da sevsin tabi ki fakat daha henüz 60’lı yılların başında olan Cumhurbaşkanımızın bu ülkeye verebileceği çok büyük hizmetler var. Söylediğim budur bunu bir kez daha tekrar etmek isterim. Ama tabi ki yarının şartları nasıl tezahür eder, bu nasıl olur bunu şimdiden kestirmek veya şimdiden şu şöyle olacak demek benim açımdan haddi aşmak olur.”

"SAYIN BAHÇELİ GEÇMİŞ OLSUN BU 76 MİLYONU TEK TİPLEŞTİREMEZSİNİZ"

Son olarak Hüseyin Çelik’e Demokratikleşme Paketi’nde açıklanan yeni harfler ile ilgili bir soru yöneltildi. Çelik, "Biz kelimelerle, harflerle yıllar boyu kavga ettik. Kim nasıl yazıyorsa yazsın. Bizim böyle bir derdimiz yok. Rahat olalım. Memleketin bölüneceği korkusu ortadan kalktığı zaman şuna inanın; MHP de BDP de o gün marjinal parti olacaktır. Bunlar bunu istemiyor. Bu malzeme ellerinden gitsin istemiyor. Eğer Sayın Bahçeli’nin bütün korkusu şuysa; 76 milyonu tek tip olan vatandaşlar topluluğu istiyor… Sayın Bahçeli geçmiş olsun bu 76 milyonu tek tipleştiremezsiniz. Biz ret, inkar asimilasyon politikasını bir tarafa ittik. Bu bölünme paranoyalarından vazgeçelim. Eğer bunları yapmazsanız, özgürlüklerin alanını genişletmezseniz, bazı insanlarınıza kültürel haklarından dolayı dayatmalarda bulunursanız esas o memleketi böler ve ırkçılık yol alır, yoluna devam eder." dedi.

(CİHAN)


Politika