İnşaat sektörünün sorunları masaya yatırıldı

27 Ekim 2011 - 14:01

ADANA - Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gizer, yaklaşık 200 farklı sektörü harekete geçirme gücüne sahip olması bakımından kent ekonomisinin lokomotifi kabul edilen inşaat sektörünün Adana’da yaşadığı sıkıntıların kent ekonomisine son derece olumsuz yansımalarda bulunduğunu söyledi.
İnşaat sektörünün son yıllarda Adana’da yaşadığı sorunların giderek boyutlanarak içerisinden çıkılması zor bir noktaya ulaşması, konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşları bir araya getirdi.
Adana Müteahhitler Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, Adana Genç İşadamları Derneği, Anadolu Girişimci İşadamları Derneği, Adana Sanayici ve İşadamları Derneği, Adana Yapı Müteahhitleri Derneği, Adana Yapı Denetim Kuruluşları Birliği ile TMMOB’a bağlı İl Koordinasyon Kurulu, Adana İnşaat Mühendisleri Odası, Adana Mimarlar Odası, Adana Şehir Plancıları Odası, Adana Jeoloji Mühendisleri Odası, Adana Makine Mühendisleri Odası, Adana Elektrik Mühendisleri Odası, Adana Harita Mühendisleri Odası, Adana Peyzaj Mimarları Odası’nın başkanları ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Kurum ve kuruluşların yetkilileri tarafından toplantıda yapılan konuşmalarda, sektörün yaşadığı sorunların çözümü konusunda bir ışık görülmediği belirtilerek, birlik ve beraberlik içerisinde hareket edilmediği müddetçe kent ekonomisinin kaosa sürükleneceği kaydedildi.
Toplantının ardından 19 kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütü adına bir açıklama yapan Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gizer, yüzlerce sektöre mal ve hizmet üretiminin yanı sıra, istihdam yaratma imkanıyla da ülkemizin kanayan yarası olan işsizliğin çözümüne en büyük katkıyı sunan, sosyo-ekonomik refahın göstergesi konumundaki inşaat sektörünün, çoğu genel mevzuattan ve imar yönetmeliklerinden kaynaklanan nedenlerle sancılı bir süreç yaşadığını belirterek, bu sorunlara acil çözüm beklentisi içerisinde olduklarını vurguladı.

EKONOMİNİN CAN DAMARI
Yaşanan sorunların, inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların yanı sıra, belediyelerin de elini kolunu bağladığını, belediyelerin inşaat firmaları ve müteahhitlere ruhsat veremediklerini vurgulayan Ali Gizer, “Kuzey Adana’da uzun yıllardır gerek kamu, gerekse özel şahıslar tarafından inşaa edilen çoğu konut olmak üzere aralarında hastaneler ve okulların da yer aldığı binlerce yapının bu kararla birlikte –kaçak- durumuna düşürülmesi ve imar yönetmeliği ile diğer yasal mevzuat gerekçe gösterilerek kentteki çok sayıda inşaatın mühürlenmesi ve ruhsat verilmemesi tam bir kara mizah örneğidir” dedi.
İnşaat sektörünün tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonominin can damarı olduğunu, bir inşaatın başlangıcı ile bitimi arasındaki sürecin yaklaşık 200 farklı ve alt sektörü direkt ilgilendirdiğini ifade eden Gizer sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnşaat sektörünün gayri safi milli hasıla içerisindeki direkt payı yüzde 6, endirekt payı ise yüzde 33’dür. sektörün istihdama olan katkısı ise yüzde 15 dolaylarındadır. İnşaat sektörü, Türkiye’nin yıllardır temel sorunlarından birisi olan istihdam yaratma konusundaki performansıyla da ön plana çıkmaktadır. Ülkemizde yaklaşık 3 milyon kişi sektörden ekmek yemektedir. İnşaat sektöründe işlerin durmasıyla birlikte Adana’daki işsizlik oranının yüzde 25’li rakamlara kadar tırmanması yaşanan olumsuzlukların somut bir göstergesidir. İnşaat sektöründeki sorunların görüşüldüğü ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bu toplantımıza katılan 19 kurum ve kuruluşumuzun yetkilileri tarafından sektördeki sıkıntıların çözümü bakımından güç birliğiyle hareket edilmesi kararı alınmıştır. İnşaat sektörünün sorunlarının aynı zamanda direkt olarak Adana’nın sorunları olduğu düşüncesiyle bundan böyle birlikte hareket edilerek, Ankara’da da bu sorunların takipçisi olunacaktır. Yaşanan sıkıntılarımızı en üst düzeyde gündeme taşıyabilmek adına gereken tüm temas ve girişimlerde bulunulacaktır. Sektörün tıkanmasına yol açan bu sorunların ilgili mevzuatta akıl ve mantık sınırları içerisinde gerçekleştirilecek olan ve konuyla ilgili her kesimin beklentilerini karşılayabilecek hükümler içeren küçük değişikliklerle aşılmaması konusunda bir engel olduğuna inanmıyoruz.”

(CİHAN)


Güncel