İyimaya: Tutuklu vekiller konusunda kararı mahkeme verir, siyasiler konuşmamalı

06 Temmuz 2012 - 14:09

ANKARA - Meclis’te kabul edilen 3. Yargı Paketi’yle Özel Yetkili Mahkemeler’in (ÖYM) kaldırılmasının ardından halen tutuklu bulunan milletvekillerinin durumu tartışılıyor. AK Parti’nin hukukçu vekillerinden olan Ahmet İyimaya, siyasetçilerin bu konuda açıklama yapmaması gerektiğini söylüyor. İyimaya, "Bağımsız ve tarafsız olan mahkemelerin karar vereceği günde ‘tutuklu vekillerin mutlaka salıverilmesi lazımdır, tutuklu vekillerin bu işlemlerinin reddedilmesi lazımdır’ gibi sözün siyasetçiden çıkmaması gerektiğini düşünüyorum." dedi.

Cihan Haber Ajansı'na konuşan Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi ve Adalet Komisyonu Başkanı olan AK Parti Ankara milletvekili Ahmet İyimaya, meclisin önemli bir reform gerçekleştirerek ÖYM ve Ağır Ceza Mahkemeleri’nin kısmi bir dönüşüme uğratıldığını belirtti. Bunun mutlak yansımaları olacağını dile getiren İyimaya, "Ama yansıması şu olur bu olur cevabını vermek konumunda değilim. Neden? İki nedenle bu konumda değilim. Kuvvetler ayrılığına göre siyaset kurumunun konuşabileceği alanlar var, konuşamayacağı alanlar var. Bu anlamda yargı erkinin işleyişinde siyaset kurumunun reform yapma görevi vardır. Anayasayı yasaları değiştirme ve geliştirme görevi vardır ama somut davalarla ilgili konuşmama görevi var." diye konuştu.

İddialara göre dün mahkemelere uzun süreli tutukluluğa veya makul olmayan tutukluluğa karşı bir tahliye istemi veya tutukluluğa itiraz talepleri olduğunu kaydeden Ahmet İyimaya, "Bağımsız ve tarafsız olan mahkemelerin karar vereceği günde tutuklu ‘vekillerin mutlaka salıverilmesi lazımdır, tutuklu vekillerin bu işlemlerinin reddedilmesi lazımdır’ gibi sözün siyasetçiden çıkmaması gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"SÖZÜ YARGIYA BIRAKALIM"

Parlamento’nun iradesini yasa koyma ve yasayı değiştirme yoluyla gösterdiğinin altını çizen İyimaya, "Ama bu iradenin içeriği nedir, onu tefsir etmek, açıklamak yasama organının işi değildir. Milletvekillerinin işi değildir. Zaten 1924 Anayasası'nda var olan teşrii tefsir, yani yasama organının çıkarttığı normları yine yasama organının tefsir etmesi yöntemi, kuvvetler ayrılığına aykırı olduğu için bizim anayasa hukukumuzda terk edilmiştir. Onun için sözü yargıya bırakalım, bağımsız ve tarafsız olan yargının vereceği kararlara içeriklerine bakmasızın saygı duyalım." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Meclis tatile girmesine rağmen, Meclis’teki partilerden üyeler tarafından oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarını sürdürüyor. Bugün bir toplantı daha yapması beklenen komisyonun çalışmaları hakkında bilgi veren İyimaya, "Aslında siyasete giren için hiçbir zaman tatil yoktur. Çok kısa 7 gün, 15 gün gibi belki dinlenme arası olabilir ama onun dışında tatil dediğiniz dönemde milletvekilleri sine-i millettedir. Milletin içindedir. İhtiyaçları toplumsal talepleri derleyen konumundadır. Onun için siyaset tatil kabul etmez." dedi.

"ANAYASA ÇALIŞMALARINDA GERİLİMLİ ALAN KENDİSİNİ GÜVEN İLİŞKİSİNE BIRAKTI"

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun ara vermeden çalışmasını sürdürdüğünü dile getiren AK Parti Milletvekili İyimaya, şöyle konuştu: "Anayasa yapmak için birinci taslağını oluşturma çabaları içerisinde verimli bir çalışmada bulunuyoruz. Bir defa bu çalışmanın bize öğrettikleri var. Bu çalışmanın sisteme kattıkları var. Uzlaşma kültürünün gelişimi, devleşmesi ve kökleşmesi bakımından bu çalışma farklı bir anlam ve içerik kazanmaktadır. Başta parti temsilcileri arasında mevcut olan düşük tolerans, yarı gerilim gibi psikolojik alan kendisini güven ilişkisine bıraktı."

"30 MADDEYE YAKLAŞTIK"

Komisyonun neredeyse sanki bağımsız bir varlık oluşmuş gibi bir psikoloji teşkil ettiğini" ifade eden Ahmet İyimaya, "Bu bizim çalışmalarımızı kolaylaştırıyor, verimimizi artırıyor. Buna rağmen zor konularda umulmadık tartışmaların çıkması karşılıklı değerlendirmelerin yapılması meselenin tabiatında var zaten. Şu anda 30 maddeye yaklaşıyoruz. 20 maddeyi geçtik anayasada. Yaz tatilinde biz bunu anayasamızın yarısını veya tamamına yakın bölümünü bitirir isek aralık ayı hedefine önemli ölçüde yaklaşmış oluruz." diye konuştu.

"SİYASET DARBELERİN YAPTIĞINI DAHA KISA SÜREDE YAPAMAZSA VARLIĞINDAN SÖZ EDEMEYİZ"

Komisyonda önemli olan meselenin demokratik yönetimin işlerliği olduğunun altını çizen İyimaya, yöntem bol seçenekli yapılıp doğru kurulursa başarılı olmamak için hiçbir sebep olmadığı değerlendirmesinde bulunuyor. İyimaya, şöyle devam etti: "Yani siyaset kurumu darbelerin bir senede iki senede yaptığını daha kısa süre içerisinde veya makul süre içerisinde yapmıyorsa artık siyaset kurumunun varlığından söz edemeyiz. Onun için siyaset kurumu yapacaktır, yapmaya mecburdur, başarmaya mecburdur. Bu kendisinin varlık sebebidir, ontolojik şartıdır. Aksi takdirde siyaset kurumu anayasa yapma kapasitesinden vazgeçmese bile bu kapasitenin yokluğu yönünde kamuoyuna güçlü bir mesaj vermiş olur. Bu siyaset kurumu için vahim bir sonuçtur."

"YAZIN HARARETİ ANAYASA ŞEVKİMİZİ DURDURMAYACAK"

Komisyon olarak tatile çıkmayacaklarını hatırlatan AK Parti Milletvekili, "Yaz boyu değişik yöntemler geliştiririz. Belki 15 gün 10 uzlaşma komisyonu ara verebilir. Ama onun dışında eski parlamento hukukunda 1876 Anayasa mevzuatında müstemir ifadesi vardır. Ara vermeksizin kesintisiz çalışacak. Yazın harareti anayasa şevkimizi durdurmayacak." dedi.

(CİHAN)


Politika