Milli Basketbolcu Kadıköylü Aleko: İleri bir Türkiye için 'evet' dedim (Özel)

09 Eylül 2010 - 11:04

En yaşlı Türk milli basketbolcu ve hakemlerinden Aleksandros Morissis (80), anayasa değişikliğine "seve seve evet oyu verdiğini" söyledi. Uzun yıllar milli basketbol takımının formasını taşıyan İstanbul Rum Azınlığı'ndan Aleksandros (Aleko) Morissis, Türkiye'nin yaşayan en eski basketbol hakemi unvanını da taşıyor. Daha bilinen adıyla "Kadıköylü Aleko", ayyıldızlı formayı şerefle taşıdığını belirtiyor. Aleko, 9 yıl başarısı için mücadele ettiği Fenerbahçe'nin ise vefasızlığından yakınıyor.

Darbe anayasalarından en çok mağdur edilen toplum kesimi arasında bulunanlardan farklı din mensupları, anayasa değişikliğinin oylanacağı 12 Eylül referandum gününü iple çekiyor. Kendilerinin tehlike olarak görülmediği bu yeni sürecin başlamasına "evet" diyenlerden biri de İstanbul Rumlarından Aleko Morissis.

1964 yılında Atina'ya göç etmek zorunda bırakılan Aleko, memleketi Türkiye ile irtibatını hep güçlü tutmuş. 1931 yılında İstanbul Kadıköy'de doğan Aleko, halen Türkiye'den Yunanistan'a hediyelik eşya ihraç eden bir firmanın temsilciliğini yapıyor. İleri yaşına rağmen her ay Türkiye'yi ziyaret ediyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası vesileyle Cihan Haber Ajansı'na konuşan Aleko, spor, siyaset, 6-7 Eylül olayları, referandum ve son dünya basketbol şampiyonası hakkındaki görüşlerini açıkladı.

RUMLAR'IN OYU "EVET"

Türkiye'de yaşayan farklı din mensuplarını da yakından ilgilendiren anayasa değişikliğine "seve seve evet" oyu verdiğini ifade eden Aleko, Atatürk Havaalanı'nda sandık başına gitmiş. Aleko da, yurt dışında yaşayan çoğu Türk vatandaşı gibi referandumu AK Parti'ye güvenoyu gibi algılayanlardan. İstanbul Rumlarının referandumda "evet" oyu vereceklerini anlatan Aleko, şunları söylüyor: "Ben oyumu kullandım. Havaalanında Türkiye'ye giderken verdim. Seve seve 'evet' oyu verdim. Seve seve Erdoğan'a verdim."

Erdoğan'a övgülerde bulunan eski milli basketbolcu Aleko, Erdoğan'ın Türkiye'nin çehresini değiştirdiğine inanıyor: "Bugün Erdoğan, Türkiye'yi değiştirdi. Bambaşka bir memleket yaptı. Herkes Türkiye'yi konuşuyor. Ekonomi de çok iyi. Eğer Erdoğan'ı bırakırlarsa çok şey yapacak."

"ERDOĞAN İLE AYNI SAHADA ANTRENMAN YAPTIK"

Erdoğan'ı 4 yıl daha başbakan olarak görmek istediklerini ifade eden Aleko, şöyle konuşuyor: "İstanbul Rumlarının hepsi onu destekliyor. Allah'a şükrediyorum. Erdoğan'a kuvvet versin. Bir 4 sene daha başbakan olarak görelim. Ondan çok şeyler bekliyoruz." Aleko, Başbakan Erdoğan'ın futbolculuk dönemine ilişkin şu anısını paylaşıyor: "Dolapdere'de futbol oynadım. Küçükken kaleciydim. Ben gittikten çok sonra, Erdoğan benim oynadığım yerde, Kasımpaşa'da futbolcuydu. Aynı sahada antrenman yaptı, futbol oynadı."

Türk-Yunan yakınlaşmasının hararetli savunucularından olan Aleko, Türkiye'deki dostlarına sesleniyor: "Türkiye'deki arkadaşlarım bilsinler ki, bugün Türkiye-Yunanistan arasında bir şey yoktur. Türkiye ve Yunanistan dosttur, komşudur. Düşman değildir. Birleşirsek, birbirimizi desteklersek çok şeyler başarabiliriz."

"ERGENEKON ÜLKEYİ DAİMA GERİ GÖTÜRÜR"

Ergenekon terör örgütünce tasarlanan ve azınlıklara yönelik ayrımcılık ile şiddeti içeren 'Kafes Planı'ndan haberdar olduğunu anlatan Aleko, bunların ülkeyi geri götüreceğini düşünüyor: "Yurt dışında olduğum için Ergenekon konusuyla yakından ilgilenme fırsatı bulamasam da yapılanları kesinlikle desteklemiyorum. Ergenekon'un yaptıklarından utanıyorum. Memleketi daima geri götürebilir. Bu yapılanlar doğru değil. Çok ayıp şeyler. Ülke ileri gitmez."

"6-7 EYLÜL'DEN TÜRKİYE KAYBETTİ, YUNANİSTAN KAZANDI"

Bugünden bakınca "6-7 Eylül 1955 olayları"nı yaşayan biri olarak çok üzüldüğünü vurgulayan Aleko, bu gelişmeden Türkiye'nin kaybettiğini, Yunanistan'ın ise kazançlı çıktığını anlatıyor. Aleko, İstanbul halkının o gün yaşanan yağmalamalara karşı dükkânları korumaya çalıştığını belirtiyor: "6-7 Eylül'de yaşananlardan biz çok üzüldük. O dükkanların sahipleri, hepsi eğitimli Türkiye'yi seven insanlardı. Askerlik yapan insanlardı. Bu insanlara bunlar yapıldı. Bence yapanlar İstanbul'un dışından gelenlerdi. İstanbul halkından çok kişi, dükkanları korudu."

6-7 Eylül olaylarının ticareti iyi bilen Rum azınlığın Türkiye'den ayrılmasına neden olduğunu ifade eden Kadıköylü Aleko, önemli tespitlerde bulunuyor: "Ben Ankara'da teğmendim. Maalesef Ankara'dakiler bile bunu (olayları) daha evvelden biliyorlardı. Buna çok üzülüyorum. Çünkü Türkiye için çok büyük bir lekedir bu. O zamanki Rumlar, hepsi eğitim almış, fabrikatör ve iş adamıydı. Bu kişiler, Yunanistan'a gelmeye mecbur kaldılar. Yunanistan bundan istifade etti. Sadece ekonomik değil her konuda yararlandı. Yunanlara ticareti öğrettiler. Yahudiler ve Rumlar ticareti iyi biliyorlardı. Bu durumdan Türkiye kaybetti, Yunanistan kazandı."

Azınlıkları Türkiye'den kovmayı amaçlayan olayların çok sınırlı da olsa Ankara'da da yaşandığını anlatan Aleko, kendisinin o dönemde Ankara'da asker olduğunu ve bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını anlatıyor: "6-7 Eylül'de Ankara'da yedek subay okulundaydım. Sabah kalktığımda Ulus Meydanı'nda yangın ve duman gördüm. Orada 4 Rum dükkanı vardı. Birisi Sabuncakis çiçekçi dükkanıydı. Onları yakmışlardı. İstanbul'da ne olduğunu bilmiyorduk. Ben teğmen olarak son 2 aylık iznimi aldım. Bizim Kınalı'da (Kınalıada) yazlığımız vardı. Kınalı'da bir şey olmamıştı. O zamanki komiser ve polisler, iyi insanlardı. Kimsenin dışarı çıkıp yağmalamasına izin vermemişlerdi."

"FENERBAHÇE'DEN PARA DEĞİL, VEFA İSTİYORUM"

Yıllarca Fenerbahçe'de basketbol oynayan ve basketbolda milli hakemlik yapan Aleko, hem Fenerbahçe hem de Türkiye Basketbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'nun kendisine vefasızlık yaptığını söylüyor. 1949 yılından itibaren Fenerbahçe'de 9 yıl basketbol oynadığını anlatan Aleko, Fenerbahçe masa tenisi takımıyla ise Türkiye birinciliği aldıklarını anlatıyor.

Aleko, para değil sadece hatırlanmanın nişanesi bir ödül istiyor ve şu mesajı gönderiyor: "Fenerbahçe'den şimdiye kadar arayan soran olmadı. Bugün Fenerbahçe'nin en eski oyuncularından biriyim. Fenerbahçe'den bir ödül bekliyorum. Fakat Fenerbahçe'nin idarecileri basketbola fazla ehemmiyet vermiyorlar. Maalesef futbolla ilgileniyorlar. Orada bunu düşünecek idareci yok. Onun için onlara haber veriyorum. Bizi de düşünsünler. Ben orada 9 sene basketbol oynadım. Fenerbahçe masa tenisi takımında oynadım. Türkiye birincisi olduk. Bunlar çok mühim."

Basketbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'na da aynı sitemde bulunan Türkiye'nin en yaşlı hakemi Alexandros Morissis, "Bugün en eski hakem olarak hayattayım. Orası da beni çağırıp bir ödül vermediler. Bunları düşünmek lazım." diyor.

"TÜRKİYE YARI FİNALE ÇIKAR"

Çifte vatandaş olan Aleko, yıllarını basketbola vermiş bir insan olarak, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası maçlarını kaçırmamış. Milli basketbolcu Aleko, Türkiye-Yunanistan maçını yorumladı: "Birçok kişi, bana maç sonucunu sordu. Ben de onlara, 'Takımlar denk. Hangi takım üç sayıları atarsa, maçı o takım alacak.' dedim. Türkiye'nin üçlükleri daha fazlaydı, daha güzel oynadı. Yunanistan'ın üçlükleri azdı, mağlup oldu."

Aynı zamanda eski FIBA hakemi olarak Türkiye-Yunanistan maçını değerlendiren Aleko, "Bu tip maçlarda hakem, hangi tarafı az da olsa tutarsa, o takım kazanır. Ama Türkiye iyi oynayarak maçı kazandı." diyor. Yunanistan'ın turnuva dışı kaldığı Yunanistan-İspanya maçını da yorumlayan Aleko, "Hakemler İspanya'yı daha çok tuttu. Hatalar yaptı. Porto Rikolu hakem, çok hata yaptı. Çok faul vermedi. Stepsleri vermedi. Bunları gördük." şeklinde konuşuyor.

Türkiye'nin Slovenya'yı yeneceğini tahmin eden Aleko, "Türkiye'yi ilk dörtte görüyorum. Finalde de ABD ile oynarız." Geçen Pazar gün Türkiye'nin mağlup ettiği Fransa maçına ilişkin tahmininde de haklı çıkan emektar basketbolcu Aleko, şunları söylemişti: "Bugün Fransa ile oynuyoruz. Benim gördüğüm, çocuklar çok güzel oynayacak ve bu maçı alacaklar."

BASKETBOL, HAKEMLİK, FUTBOL VE MASA TENİSİ İLE GEÇEN BİR ÖMÜR

Türkiye'de bir döneme imza atan çok önemli spor adamlarıyla çalışma fırsatı bulan Aleksandros Morissis, "Bugün ilk Türk milli basketbol takımında oynayanlardan 3 kişi hayatta kaldık: Ali Uras, Yalçın Granit ve ben. Diğerleri öldü." diyor.

Kadıköylü Aleko, 10 yaşında Beyoğluspor ile basketbol yaşamına ilk adımını atmış. 14 yaşında birinci kümede ve A takımında oynamış. Türkiye birincisi olma başarısı gösterirler. İlk defa 1949 yılında basketbol milli takımına seçilen Aleko, 18 yaşında geçtiği Fenerbahçe'de 8-9 yıl oynamış. 1958-1959 yıllarında Fenerbahçe'de antrenörlük yapan Aleko, Can Bartu'yu da çalıştırmış. 1954-55 yıllarında Ordu Milli Takımı'yla birincilik kazanmış.

1960 yılında hakemliğe başlayan Aleko, 1964 yılında Atina'ya gelmiş. Yunanistan'da AEK ve Panathinaikos takımlarının başında birincilikler kazanan Aleko, 1974 yılında FİBA hakemi olmuş. 8 yıl süreyle Yunan Hakem Komitesi Başkanlığı da yapan Aleko, son olarak 2000 yılında hakem gözlemcisi olarak aktif spor hayatına nokta koymuş.

"AYYILDIZLI FORMAYI TAŞIMAK ŞEREFTİR"

Aleko, Türkiye milli basketbol takımının formasını taşıdığı için gururlu. Bunun bir şeref olduğunu söyleyen Aleko, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bu takımlarda oynamak benim için büyük şeref. Ayyıldızlı formayı taşımak herkes için bir şereftir." Yedek subaylığımı Ankara'da yaptığını anlatan Aleko, sözlerini şöyle tamamladı: "O da benim için bir şeref. Milli takımdan başka, bana verilen büyük bir sevinç ve şeref, Anıtkabir merasim bölüğünde, gayrimüslim teğmen Aleko Morissis olarak vazife gördüm. Bu benim için büyük şereftir."


(CİHAN)


Dünya