Mustafa Armağan: Ankara'daki meclis, İstanbul'daki meclisin devamıydı

11 Mart 2010 - 14:07

Tarihçi Mustafa Armağan, İstanbul'da toplanan meclis ile daha sonra Ankara'da toplanan meclisin birbirlerinin devamı olduğunu söyledi. Bu dönemde bir kopma söz konusu olmadığına dikkat çeken Armağan, bu devamlılığın çıkartılan ilk kanuna da yansıdığını kaydetti.

Mustafa Armağan, Bursa'da Yeşilırmak Dershanesi öğrencileri ile bir araya geldi. Şehreküstü'ndeki Altıparmak şubesinde düzenlenen söyleşi ve imza gününe KPSS ve YGS öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Armağan, yaklaşık 40 dakika süren programda yakın tarihle ilgili bilgi verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin düzenli orduyu kurduğunu hatırlatan Armağan, ordunun TBMM'yi kurduğu düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti. İstanbul'da toplanan meclis ile daha sonra Ankara'da toplanan meclisin birbirlerinin devamı olduğuna dikkat çeken Armağan, bu dönemde bir kopma olmadığına işaret etti. Devlette her anlamda bir devamlılığın söz konusu olduğunu vurgulayan Armağan, şöyle konuştu: "12 Ocak 1920'de işgal altındaki bir ülkede seçim yapılmıştır ve meclis Misak-ı Milli sınırlarını bütün dünyaya ilan etmiştir. İngilizler'in meclisi basması üzerine tatil edilen bu meclis daha sonra meclis başkanının daveti ile Ankara'da toplanmıştır. Burada bir kopma söz konusu değildir. Ankara'da Mustafa Kemal Atatürk meclis başkanı seçilmiştir. İstanbul'da meclis başkanı olan Celalettin Arif ise ikinci başkan oldu. Üyeler de neredeyse aynıydı. Bu devamlılık ilk kanuna da yansıdı. İstanbul'da görüşmeleri tamamlanamayan kanun maddesi, Ankara'da tamamlanarak yasalaştırıldı. Ben bu tarihte bir kesinti, bir kopuş göremiyorum."

Armağan, ABD Temsilciler Meclisi Alt Komisyonu'nda kabul edilen sözde 'Ermeni Soykırım'ıyla ilgili öğrencilerin sorularını da cevapladı. Öğrencilerin, 'Devletimizin burada bir acziyeti yok mu?' şeklindeki sorusuna Armağan, şu cevabı verdi: "Ben bugün aciz olduğumuz kanaatinde değilim. Biz, inisiyatifi karşı tarafa bırakmayan bir yaklaşım içerisindeyiz. Mesela Kıbrıs konusunda masadan kaçan taraf olmadığımızı gösterdik, Ermeni meselesinde de imzalanan protokollerle bir hamle üstünlüğümüz oldu. Biz çözüm isteyen, diyalog arayan tarafız. Şimdiye kadar konuşmuyorduk, şimdi ise konuşarak, diyalog kurarak meselelerin üzerine gidiyoruz. Artık Türkiye'yi kimse gözden çıkartamaz."


Türkiye