NSU davasında istihbaratçı Anderas T. hakkında yeni şüpheler

02 Aralık 2013 - 12:17

MÜNİH - NSU Davası kapsamında dinlenen yüksek rütbeli istihbaratçı Andreas T. hakkındaki şüpheler büyüyor. İfadeleri çelişkili bulunan T. yarın ikinci kez mahkeme önüne çıkacak. Müdahil avukatlar ise dilekçe yoluyla bir kısmını davaya dahil etmeyi başardıkları T. ile ilgili dosyaların tamamının davada ele alınmasını istiyor. Savcılık ise dosyaların ‘gizlendiği’ ya da ‘gösterilmediği’ iddialarını reddediyor.

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde (OLG) devam eden Neonazi cinayetleri davasında yarın Hessen Eyaleti İç İstihbaratı memuru Andreas T. ikinci defa ifade verecek. Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) adlı terör hücresinin yıllarca göçmen esnaflara yönelik işlediği cinayetler konusunda ‘Küçük Adolf’ lakaplı T. hakkında yeni şüpheler dile getiriliyor.

6 Nisan 2006 Perşembe günü Kassel’de Halit Yozgat isimli vatandaşın öldürüldüğü dakikalarda (saat 17.00 suları) Yozgat’a ait internet kafede bulunan T., hiçbir şey görmediğini iddia ediyor ve cinayeti birkaç gün sonra medyadan öğrendiğini ileri sürüyor.

Ancak aşırı sağcıları gözetlemekle görevli yüksek rütbeli istihbaratçı T.’nin cinayet esnasında internet kafede bulunduğunu hem işvereninden hem de eşinden sır gibi saklaması ve 2006 yılından beri verdiği ifadelerde sürekli çelişkiler olması akıllarda soru işaretleri bırakmıştı.

İlk ifadesini 1 Ekim günü veren T. hakkında mahkemede de bir aydır ilginç gelişmeler yaşanıyor. Davaya bakan müdahil avukatlar, T.’nin binlerce sayfalık dosyasının davaya dahil edilmesini isterken, mahkeme senatosu ilk önce reddettiği dilekçenin avukatlar tarafından tekrar verilmesi üzerine geçen hafta dosyaların ancak bir kısmının davaya dahil edilmesine karar verdi.

Ceza hukuku uzman avukatı Mustafa Kaplan, dosyaların sadece çok az bir kısmının mahkemeye gelmesine izin verildiğini söyleyerek, hangi dosyaların mahkemeye verileceğini bilmediklerini dile getirdi. Dosyaların tamamının mahkemeye gelmesinin bir şekilde engellenmesinin Halit Yozgat cinayetine bu kadar yakın bir kişi hakkında yeni şüpheler uyandırdığını anlatan Kaplan, “Herkesin aklına dosyaların tamamı neden verilmiyor?” sorusunun geldiğini ifade etti.

Müdahil avukatlardan Seda Başay ise, savcılığın T. hakkındaki dosya tutumunu eleştiriyor. 2012 yılında savcılığın davaya bakan avukatları çağırıp tüm dosyaları onlara vereceğini söylediğini aktaran Başay, ancak savcılığın T. hakkındaki 35 klasörün incelenmesi için avukatları Karslruhe’ye çağırdığını anlattı. Bunun üzerine Karslruhe’ye gidip dosyaların fotokopilerini çeken Başay’ın elinden bu belgeler alınmış.

Bu uygulamaya şaşıran avukat, ertesi gün mahkemede bununla alakalı dilekçe vermeye hazırlanınca, savcılık yetkilileri fotokopilerin yanlarında olduğunu ve bir saat inceleyip tekrar geri vermesini talep etmiş. Bu nedenle başhakime dilekçe veren Başay ve birkaç meslektaşı olumsuz cevap almış.

Başay, Yozgat cinayetini araştıran polislerin, T.’nin hiçbir şey görmediği iddiasının doğru olmadığı şeklinde beyanlarda bulunduğunu kaydetti. İfadelerinde çok çelişkiler bulunduğu ileri sürülen T.’nin uzun süre davada şahit değil sanık olarak yargılanmasının gündemde olduğunu hatırlatan Kaplan da savcılığın ve mahkemenin tutumunun anlaşılmaz olduğunu kaydediyor.

Federal Savcılık ise davaya bakan avukatların savcılıkta T.’nin dosyalarını inceleyebileceklerini ve gerekçe gösterilerek bazı dosya parçalarının fotokopilerinin çekilebileceğini açıkladı. Savcılık, dosyaların ‘gizlendiği’ ya da ‘gösterilmediği’ iddialarını reddetti.

T.’nin NSU cinayetlerinde parmağı olduğu ya da cinayetleri bilip bilmediği soruları ise cevap bekliyor. Cinayet sonrası ilk önce internet kafeyi tanımadığını iddia eden T., daha sonra şefi ile yaptığı özel görüşmede ifadesi alınırken ‘mümkün olduğunda doğruları’ söyleme kararı alıyor.

Yine NSU terör hücresinin havaya uçurulan evinde ele geçirilen bir dosyada, T.’nin her gün işe gidip geldiği bir yol güzergahı üzerinde göçmenlere ait dükkanların işaretlenmiş olması akıllarda şüphe uyandırıyor. Bu bağlamda NSU Davası bu hafta yeni gelişmelere gebe.

(CİHAN)


Dünya