Ortadoğu ve Suriye'de yaşananlar anlatıldı

29 Eylül 2013 - 14:59

SAMSUN - Türkiye Teknik Elemenalar Vakfı (TÜTEV) Samsun Şubesi üyelerine yönelik, “Ortadoğu ve Suriye’de yaşananlar” konulu toplantı düzenledi. Toplantıda Suriye'nin tarihi, kültürel, sosyal, siyasi ve ekonomsi, etnik-dini kökenleri gibi bir çok konu ile Ortadoğu'nun genel yapısı hakkında katılımcılar bilgilendirildi.

TÜTEV binasından düzenlenen toplantıda konuşan Canik Başarı Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Demir, Batı dünyası için yeraltı zenginlikleri çok olmayan Suriye’nin kültürel geçmişi açısından çok önemli olduğunu söyledi. Suriye’nin siyasi geçmişini özetleyen Demir şöyle konuştu; “Suriye 1516 ve 1918 yılları arasında Osmanlı himayesi altındaydı. 1920-1946 yılları arasından Fransızların eline geçen Suriye’de 1946-1949 yılları arasında Şükrü El Kuvvet’i Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Ülkenin seçilmiş ilk Cumhur Başkanı olan Şükrü El Kuvvet yapılan askeri darbe ile koltuktan indirildi. Daha sonra iktidarın birkaç kez el değiştirdiği Suriye 1949’dan 1955 yılına kadar darbelerle yönetildi. 1955 yılında normalleşen ülkede cezası affedilen Şükrü El Kuvvet yeniden Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu. Şükrü El Kuvvet’in 1958 yılında Mısır ile ortaklaşa kurduğu Birleşik Arap Cumhuriyeti sonrası oluşan tek liderlikte Mısırlı Cemal Abdülnasır iki ülkenin yeni lideri oldu. Bu birleşmede Suriye’nin ikinci planda kaldığını düşünen askerler 1961 yılında yine darbe yaparak ülkeyi yönetmeye başladı. 1970 yılında genç bir subay olan Hafız Esed Rusya’yı da arkasına alarak darbeye karşı darbe yaparak koltuğa oturdu. Baba Esed bu görevi 2000 yılında ölünceye kadar sürdürdü. Hafız Esed’in ölümüyle Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oğlu Beşar Esed getirildi.” diye konuştu.

Suriye’nin ırklara ve inançlara göre olan yapısı hakkında da istatistiki bilgiler veren Prof. Dr. Osman Demir, ülkede ırklara göre dağılımda Arapların yüzde 80, Kürtlerin yüzde 8, Tüklerin yüzde 6, diğerlerinin ise yüzde 5’ler civarında olduğunu söyledi. Suriye’de inançlara göre dağılımları da sıralayan Demir, “Sünniler yüzde 74, içerisinde Alevilerin de olduğu Nusayriler yüzde 12, Hristiyanlar yüzde 10 ve diğerleri ise yüzde 4 civarında.” dedi.

Uzun yıllar yurt dışında yaşamış olan Canik Başarı Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Mehmet Sayın ise Ortadoğu’nun neden Batı ülkeleri için önemli olduğunu anlattı. Gelecek yıllarda ülkelerinin en birinci gündeminin Ortadoğu, Kafkasya ve Afrikayı içine alan bölgeye hakim olması olacağını kaydeden Sayın, bu bölgenin öneminin ise petrol rezerv kaynakları olduğunu söyledi. Dünya petrolünün yüzde 80’inin Ortadoğu başta olmak üzere Kafkasya ve Afrika’yı içine alan bölgede bulunduğunu kaydetti.

Ortadoğu’ya hakim olan gücün dünyada bir numaralı süper güç haline geleceğini sözlerine ekleyen Yrd. Doç. Dr. Fatih Mehmet Sayın, “Bugün Amerika Ortadoğu’ya hakim bu sebeple şuan tartışmasız dünyada süper güç Amerika’dır. Dünya’da söz sahibi olmak istiyorsanız gerçek anlamda Ortadoğu ile ilgilenmek zorundasınız. Peki Ortadoğu’da neden Suriye çok önemli insanlığın ilk başladığı yer olduğu için. Hazreti Adem ve İbrahim’in buralarda yaşadığı için çok önemlidir. Suriye ilk insan cinayetinin işlendiği yerdir. Hazreti Adem’in çocuklarından Kabil ve Habil bu bölgede yaşamış ve Kabil’in mezarının bu bölgede olduğu söyleniyor. O günden bugüne Suriye’de ölümler hiç durmamış. Bugün yine yüzlerce insan bu topraklarda öldürülmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından toplantı soru cevap bölümüyle sona erdi.

(CİHAN)


Güncel