Patpat kazalarının sebebi römorka takılan ikinci şanzıman (Özel)

28 Ekim 2013 - 11:45

ZONGULDAK - Kırsal alanda kullanılan ve halk dilinde pat pat diye adlandıralan tarım araçlarının karıştığı trafik kazalarında ölenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Tarla sürmek amacı ile alınan daha sonra yük ve yolcu taşımada da kullanılan pat pat kazalarının sebebi olarak arka römorka sonradan takılan 4 ileri şanzımanın olduğu ileri sürülüyor.
Yük ve yolcu taşınırken, römork ve tarım aracının birleştiren bağlantının kırılmasıyla araç takla atıyor.

Patpatlar küçük yaşta çocuklar başta olmak üzere her yaşta insan tarafından köylerde çok kullanılmaya başlandı. Zonguldak'ın Ereğli ilçesine bağlı Ormanlı beldesinde otomobilden çok patpat kullanıldığı belirlendi. Piyasa değeri 5 bin ila 13 bin lira arasında değişen tarım araçlarının üzerinde azami hızları da belirten saatler bulunmuyor. Azami hızlarının saatte 18 km olmasına rağmen bu hız limitine uyulmadığı görülüyor.

İlçeye bağlı Kızılcapınar köyünde yaşayan Ahmet Şener (43), patpatlara takılan ikinci şanzımanın yasaklanması için yetkililerden yardım istedi. Takılan şanzıman ile patpatların hızının ikiye katladığını ifade eden Şener, "Patpat araçları ilk çıktığında tarım aracı olarak kullanılıyordu. Sonradan bunlar maksatlarından dışarı çıktı. Arka kasaya şanzıman koyarak yolcu taşımacılığı, nakliyecilikte kullanılmaya başlandı. Arabadan daha hızlı kullanılmaya başlandı. Bundan dolayı arkada ki şanzımanın iptal edilmesini gerekir. Arkadan şanzıman bağımsız kaldığı zaman ne insan, nede yük taşırken hız yapılamayacak, bu kazalar da olmayacak.” dedi.

Patpat sahiplerinden Yekta Candan (32) ise, aracın orijinalinde arkada şanzıman olmadığını ve sonradan yapılan bir uygulama olduğunu söyledi. Candan, “Şanzıman sistemi römorku yapan firmaların sonradan uydurmasyonu. Bu olmadığı zaman sadece bu kafa çeker. Böyle bir buçuk ton çekiyorsa öyle 700 kilo dan 600 kilodan yukarı çekmez. Yolcu arabası gibi, minibüs gibi, dolmuş gibi kullanan çok. Yanlış bir durum aslında. Milletimizin cahilliğinden kaynaklanıyor.” dedi.

Son meydana gelen patpat kazasında aracı kullanan ve gelini Leya lAydın’ı kaybeden Şaban Aydın (53), kaza anını anlattı. Patpatın takla attığını ve düştüğü yerden kalktığında gelininin patpatın altına kalarak ağır yaralandığını kaydeden Aydın, “Sabahleyin gübre almaya gittim. Gelin kendisi patpata gübre doldurdu. Sofular istikametinden çıktık. Çiğdemli köyüne geldik. Tabi çiğdemli hututların da karali arazisinin orada ufak bir gasit var. Gasite düşmemek hafif bir sollamak istedim. Biz orada savrulduk. Yolun ortasında iki üç takla attık. Tarlaya gidiyorum diye frene bastım. Frene bastıktan sonra her şeyi bitirdik. Biz genelde karayoluna pek girmiyoruz. Karayolu üzerinde arazilerimiz var. İlla ki oraya gitmemiz gerekiyor. Reçberlik yaptığımız için her yeri tabi haliyle kullanıyoruz. Ben bunu 13 seneden beri kullanıyorum, böyle bir şeyle karılaşmadım. Yapacak bir şeyimiz kalmadı orada. Bir baktım gelin patpatın altında.” dedi.

Kendisine ait tarlasını tarım aracı ile süren Nejdet Özmen (51) ise 1999 yılından bu yanan tarım aracını kullandığını ve o günden bu yana maksadı dışında kullanım alanı dışında aracı kullanmadığını söyledi. Yaşanan olayların kendilerini de üzdüğünü söyleyen Özmen, “Kullanmasını bilirsen güvenli. Ama kullanmasını bilmezsen tabi her aracın bir sakalığı var. 1999 senesinde aldım. Allah’ıma şükür hiçbir sorun yaşamadım. Karayoluna girmek sakat. Direksiyon olmayınca bunlara hakimiyet kurmak biraz zor tabi.” dedi.

Patpat satıcısı Ziya Cebeci (55) ise sattıkları her müşteriye yavaş ve dikkatli kullanmaları hususunda uyarıda bulunduklarını söyleyip, “Özellikle bunlar tarım aletidir. Tarım amaçlı bahçede kullanılmak için yapılmıştır. Karayolunda kullanılacak araç değildir. Yük ve özelliklede yolcu taşımamalarını, trafik kurallarına uymalarını tavsiye ediyoruz.” dedi.

Tarım aracı satıcılarından Kamil Temel Çelik (40) ise tarım aracının el traktörü olarak kayıtlarda geçtiğini ve tarımsal alanlarda kullanılması gerektiğini söyledi. Tarım araçları için kanuni bir düzenleme ve eğitim gerektiğini kaydeden Çelik, “Tabi ki bazı şeyler engellenebilir. Ama bu saatten sonra bu makineyi geri çekmek mümkün değil. Köylü bundan fazlasını istiyor. Yakıtı çok az tüketiyor. İkincisi yıllık denetimi yok. Vergisi yok. Masrafı yok bu makinelerin. Bu makineyi alıp götürsen tamire bir yıl sonra çok bir masrafı yok. Ama bir araba öyle değil. Benzinli arabaların çok fazla giderleri var. Bu makinelere bir sınırlama getirmek artık çok zor. Ama kanuni düzenleme gerekebilir. Eğitim gerekebilir. Eğitimi de bunun bölgelerde valilerin, kaymakamların kontrolünde belli bir eğitim semineri düzenleyerek köy muhtarlarıyla beraber bir çerçeve prosedür yapılabilir.”

(CİHAN)


Güncel