Türk doktor çift Suzan ve Cenk Çaycı başarının sırrı aile diyor

17 Nisan 2011 - 13:20

NEW YORK - ABD’nin New York şehrindeki Cornell Hastanesi’nin başarılı doktorlarından Suzan ve Cenk Çaycı, “Başarılı bir doktor olmanın yolunun iyi bir aile hayatından geçtiğini” söyledi. Hacettepe Üniversitesi’nden 1997’de birlikte mezun olan çift, önümüzdeki günlerde dünyaca ünlü bir başka hastane olan Mayo Klinik’te göreve başlayacak. Yüzlerce aday arasından Mayo Klinik’e kabul edilen doktor çift, iyi bir aile hayatına sahip olmanın tüm mesleklerde başarıyı getirdiğini kaydederek, “Çevremizden örnek vermek gerekirse evliliği bozulan birçok doktor arkadaşımızın iş performanslarında düşüş yaşadığına şahit olduk. İyi bir aile hayatı iyi bir motivasyon anlamına geliyor. Doktor olarak birbirimizi daha iyi anlıyoruz. Herhalde farklı mesleklerden birileriyle evli olsaydık her şey daha zor olurdu.” diye konuşuyor.
Doktor olmanın eşinin çocukluk hayali olduğunu anlatan Suzan Çaycı, “Cenk’in bir şeyleri düzeltme isteği her zaman üst düzeydeydi. Başarılı olmasının nedenlerinden biri de mesleğine tutkuyla bağlı olması. Ben ise başarılı bir öğrenciydim ve insanlar sağlıklı değilse diğer işlerin ne önemi var diye düşünürdüm. O yüzden tıbbı seçtim.” diye konuşuyor.
Cerrahinin hep ilgisini çektiğini anlatan Cenk Çaycı, cerrahide doktorun gerçek anlamda hastaya yardım ettiğini anlatarak Amerika tecrübesini şu sözlerle anlatıyor: “Amerika’ya gelmek hiç aklımda yoktu. Bu Suzan’ın fikriydi. Cerrahpaşa’da uzman olarak çalışıyordum. Tabii buraya geldiğimde birden bire her şeyi sıfırladık. Diplomalarımızın bir geçerliliği kalmamıştı. Tekrardan yeterlilik sınavlarına girip kendimizi ispat etmemiz gerekiyordu. Mehmet Öz’e özgeçmişimi yolladım ve hemen yanında çalışmaya başladım. Öz’ün gerçek anlamda bir usta olduğunu söylemek isterim.”
Mayo Klinik’e yüzlerce aday arasından kabul edilen plastik cerrah Cenk Çaycı, plastik cerrahinin halk arasındaki tanınma şeklinin yanlış olduğuna inananlardan. Yapılan işin sadece kozmetik bir müdahaleden ibaretmiş gibi düşünülmesinde medyanın büyük payı olduğunu anlatan Çaycı, “Medyanın çokça ilgisini çektiği için plastik cerrahların sadece burun düzeltme, yağ aldırma gibi işler yaptığı zannediliyor. Halbuki çok daha farklı operasyonlara da imza atılıyor. Örnek vermek gerekirse, bir hastanın boynundan tümör çıkarılıyor tabi hastanın boynunda kocaman bir yara oluşuyor. Bütün damarlar açıkta, yemek borusu açıkta yani boyunun üzerinde hiçbir şey yok. İşte bu noktada plastik cerrahlar devreye giriyor, hastanın başka bölgelerinden aldığı dokuyu transfer ediyor, yarayı kapatıyor.” diyor. Kozmetik cerrahinin bu kadar ön plana çıkmasından rahatsız olmadığını da sözlerine ekleyen Cenk Çaycı, kozmetik cerrahi dışında yapılan işlerin gözardı edilmesine şaşırdığını da sözlerine ekliyor.
Mesleki tanımlamaya dair bir yanlış algılamanın da radyolojide yaşandığını anlatan Dr. Suzan Çaycı, “Sürekli röntgen çektiğimiz düşünülüyor. Rahatsız olduğumuz bir durum değil. Zaman zaman kendi aramızda dalgasını geçtiğimiz anlar bile oluyor. Eşim, kimi zaman şaka yollu ‘fotokobici’ diye takılır. Yanlış tanımlamaların bizim için bir önemi yok. İşimizi en iyi şekilde yaparak insanlara yardımcı olmaktan mutlu oluyoruz. Bizi en çok mutlu eden şey hastalarımızın bize teşekkür etmesidir.” diyor.

SOL AYAĞI SAĞ BACAĞA DİKTİM
Bugüne kadar yüzlerce başarılı operasyona imza atan Dr. Cenk Çaycı, plastik cerrahide Türkiye’nin çok başarılı olduğunu belirtiyor. Türkiye’den çok iyi doktorlar yetiştiğini belirterek hastanelerin çok iyi yönetilemediğini de sözlerine ekliyor. Yaptığı ameliyatlardan sıra dışı bir örneği paylaşan Çaycı, “2004’te iki bacağı tren altında kalmış bir yaralıya müdahale ettik. Ayaklardan biri sağlam fakat ait olduğu bacak kötü, diğerinde ise bacak sağlam ayak kötüydü. Sol ayağı sağ bacakla birleştirdik. Tabi niyetimiz bir süre sonra sağ ayağı sol bacakla birleştirmekti fakat hasta o kadar hareket ediyordu ki, ben hayatıma bu şekilde devam etmek istiyorum dedi ve operasyon yaptırmadı.”

(CİHAN)


Dünya