Ünlü sanatçıların hatırasını plak koleksiyonuyla yaşatıyor

12 Ekim 2013 - 10:37

BİTLİS - Bitlis'in Ahlat ilçesine bağlı Ovakışla beldesinde yaşayan Tahir Anık’ın (75) plak merakı görenleri şaşırtıyor. Çocukluktan gelen plak aşkı sayesinde evinde oluşturduğu koleksiyonunda 65 yılda 450 sanatçıya ait 3 bin 750 adet taş plak biriktiren Tahir Anık, gündüzleri kendisine ait bahçesinde çalışıyor yorulduğunda ise oluşturduğu plak koleksiyonundan seçtiği taş plakları gramofonla dinliyor. Koleksiyonunda plağı olan pekçok sanatçının şu an hayatta olmadığını dile getiren Anık, onların hatırasını bu şekilde yaşattığını belirtiyor.

Yaşama sımsıkı sarılan Bitlisli Tahir Anık, hemşehrileri gibi sadece bağ, bahçeyle uğraşmak yerine taş plak koleksiyonuyla da uğraşıyor. 1947'den bu yana 3 bin 750 plak biriktiren Anık'ın koleksiyonun çapı hem ulusal hem de uluslar arası özellik taşıyor. Koleksiyon arasında Behiye Aksoy'lar, Müzeyyen Senar'lar, Safiye Ayla'lardan tutun da, Bülent Ersoy'un 1968'de Bülent Erkoç ismiyle çıkardığı 45'liğin yanı sıra Huri Sapan, Ajda Pekkan, Bedri Ayseli, Zeki Müren, Orhan Gencebay, Kürt sanatçılar Şakiro, Cahido, Şivan Perver gibi ünlü birçok sanatçının plakları yer alıyor.

Her biri servet değerindeki plak koleksiyonunu evinin bir odasında oluşturduğu özel dolapta muhafaza eden Tahir Anık'ın plak merakı, 9 yaşındayken başlamış. Küçükken kaybettiği babasından ona gramofon miras kalınca birer ikişer taş plakları toplamaya başlamış. Diğer Anadolu insanları gibi tarla, bağ, bahçeyle uğraşmak dururken onun plaklara merak sarması görenleri şaşırtmış. 1950'li yıllarda taş plaklara ilgisi iyice artan Anık'ın şimdilerde 30 Kürt sanatçıya ait 300, Alman, İngiliz ve Hintli sanatçılara ait 200 de yabancı plağı bulunuyor.

Asırlık plak koleksiyonu kadar sesi de güzel olan Anık, seslendirdiği şarkı ve türkülerle kendine hayran bırakırken, plakları dinlerken arada şarkı ve türkülere de eşlik etmeyi ihmal etmiyor. Kendisine ait birçok eseri de bulunan Tahir Anık, "Güzel okunan türküler beni çok etkiler. Bazen gramofonda bazen plaklarda, taş plakları itinayla dinlerim. Çoğu kez de ağlarım." diyor.

“TÜM PLAKLAR KAYIT ALTINDA”

Biriktirdiği taş plakları efkarlandığında dinlemek için başucunda tutan Tahir Anık, her birini özenle koruyor ve arşiv yapıyor. Plakların her birine ayrı ayrı numara verip defter tutan Anık, deftere sanatçının bir fotoğrafını eklemiş ve bu sayede tüm şarkılarının listesini kaydetmiş.

Plaklar için evde özel bölme yaptırdığını fakat kiraya her çıktığında dolap yaptıramayacağından taş plaklarını sandıkta sakladığını anlatan Tahir Anık, şunları ekliyor: "Bir kısmını da açıkta bırakıp gramofon veya plaklarda dinliyorum. Her plağa bir numara verdim ve deftere kaydettim. Deftere sanatçının fotoğrafını ve şarkı listelerini kaydettim. Çıkan tüm plakları özenle takip ettim. Ve bu takip sonucu 310 sanatçının plağından oluşan bir koleksiyon yaptım.”

“KOLEKSİYONUNDA HER BİRİ SERVET DEĞERİNDE 3 BİN 750 PLAK BULUNUYOR”

Koleksiyonunda 450 sanatçıya ait toplam 3 bin 750 plak bulunduğunu ifade eden Anık, “Bu sanatçılara ait toplam 3 bin 750 tane plağım var. Şu anda koleksiyonumda Bülent Ersoy'un 1968 yılında Bülent Erkoç ismiyle çıkardığı 45’liğin yanı sıra Huri Sapan, Bedri Ayseli ve Orhan Gencebay'ın da aralarında bulunduğu yerli-yabancı pek çok şarkıcının plak ve kasetleri var. Güzel okunan türküler beni çok etkiler. Bazen gramofonda bazen plaklarda taş plakları itina ile dinlerim. Onları dinlerken çoğu kez kendimi tutamayıp ağlarım." diye konuşuyor.

“SANATÇILARIN YÜZDE 70’İ HAYATTA DEĞİL”

Koleksiyonda plağı bulunan 450 sanatçının yüzde 70’e yakınının hayatta olmadığına dikkat çeken Tahir Anık, hayatta olmayan bu sanatçıları plak koleksiyonunda yaşattığını anlatıyor. Gününün büyük bölümünü kendisine ait bahçede geçirdiğini, yorulduğunda ise eve gelerek plakları dinlediği ifade eden Anık, şunları dile getiriyor: “Koleksiyonumda ünlü birçok yerli ve yabancı sanatçı bulunuyor. Ancak koleksiyonda yer alan sanatçıların yüzde 70’inden fazlası hayatta değil. Bazıları yakın dönemde bazıları ise uzun yıllar önce hayata veda etti. Ancak ben bunların plaklarını saklamaya, onları koleksiyonumda yaşatmaya devam ediyorum. Plakların benim için önemi büyük. Bu yüzden kimseyi plaklara yaklaştırmıyorum. Hep kendim ilgilenip onları muhafaza ediyorum.”

“PLAKLARI SATMAM AMA BAĞIŞLARIM”

Elindeki bu kültür mirasını ancak sahip çıkacağına inanacağı bir kuruma verebileceğini anlatan Tahir Anık, "Bu plakları yıllardır büyük bir merak ve heyecanla biriktirdim. Bu mirası hiç kimseye ne veririm ne de satarım. Ancak güvenebileceğim ve sahip çıkacağına inanacağım bir kuruma bağış yaparım. Bu plaklar için bana servet vadeden şahıslar oldu, ama satmadım. Muhtaç olduğum zamanlar var. Bitlis iline emeklilik işlerimi yürütmek için gidecek yol param bile olmuyor bazen, ama elimdeki plakları servet teklif etmelerine rağmen satamıyorum. Bu taş plaklar bir kültür mirasıdır. Bu miras yöremizde kalsın, herkes dinlesin. Ben bunları istiyorum. Eğer bir hayır kurumu veya plaklarımı koruyacak bir kurum olursa öldükten sonra plaklarımı oraya bağışlarım.” diye belirtiyor.

(CİHAN)


Kültür Sanat