Yeterli donör olmadığı için yurt dışından gelenlere kornea ameliyatı yapılamıyor

13 Kasım 2013 - 16:04

İSTANBUL - Kornea ameliyatlarında yeni kullanılmaya başlanan lazer teknolojisi Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Dünya’da yaklaşık 40 binden fazla kornea nakli gerçekleşirken, lazer teknolojisinin kullanılmasıyla birlikte bu sayı her geçen gün daha da artıyor. Türkiye teknolojik olarak bir çok ülkeden önde olmasına rağmen, yeterli donör olmadığı ve yasa izin vermediği için yurt dışından gelen hastaları tedavi edemiyor. Türkiye’de donör bulunamadığını belirten Kornea Rekraftif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Faik Oruçoğlu, insanların bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Günümüzde kornea naklinde bir adım önde olduklarını belirten Birinci Göz Hastanesi Kornea Rekraftif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Faik Oruçoğlu, Türkiye’nin yeteri kadar teknolojik imkana sahip olduğunu söylüyor. Bundan dolayı geçtiğimiz yıllarda yurt dışından da çok sayıda hastalarının geldiğini belirten Oruçoğlu, bu hastaların gelirken görme engeli ile geldiklerini tedavi sonrası görerek ülkelerine gittiklerini söylüyor. Sağlık Bakanlığı'nın izni olmadığı için yurt dışından gelen hastaları tedavi edemediklerini belirten Oruçoğlu, "Geçtiğimiz yıl gelen çok sayıda hastamız vardı. Bu hastalarımız görme engeli ile geldiler, görerek ülkelerine geri gittiler. Fakat son zamanlarda bakanlığın almış olduğu karar gereği yabancı hastalara kornea yapılması durduruldu. Bundan dolayı yabancı hastalarımıza bakamıyoruz." dedi.

Avrupa da gelişmiş ülkelerde göz bankalarının bulunduğunu belirten Oruçoğlu, Türkiye’de de Ankara ve İstanbul’da Göz bankasının bulunduğunu söylüyor. Gelişmiş ülkelerde göz nakli konusunda insanların daha bilinçli olduğunu ifade eden Oruçoğlu, Türkiye’de de insanların bilinçlendirilmesi gerektiğini aktarıyor. "Bizim en şanslı tarafımız korneanın değiştirilebilir olması." diyen Oruçoğlu, "Günümüzde kornea nakli konusunda çok yol mesafe kat ettik. En iyi sonuçları kornea naklinde alıyoruz. Dünya ile oranladığımızda geride kalıyoruz. Bununda nedenleri kornea konusunda yeterli donör bulamıyoruz. Vatandaşlarımız bağış konusunda çekinden kalıyor. Yurt dışından getirtmek zorunda kalıyoruz." şeklinde konuştu.

Kornea naklinin, gözün saydam kısmının herhangi bir tabakasının bozulması durumunda yapılabileceğini belirten Oruçoğlu, Türkiye’de en çok şekil bozulması nedeniyle, ödem topladığı özel durumlarda kornea nakline başvurulduğunu söylüyor. Kornea hastalıklarının kalıtsal olduğu gibi maruz kaldığı sorunlar nedeniyle de oluşabileceğini aktaran Oruçoğlu, bu hastalığın daha çok 19 yaşından sonra ortaya çıktığını söylüyor. Korneanın, gözün arkasında bulunan retina tabakasının sistemik hastalıklardan etkilenmesi sonucu oluştuğunu belirten Oruçoğlu, "Şeker hastalığı, tansiyon hastalığı gibi bunlardan göz tam olarak etkilenmese de sinir tabakası etkilenebilmekte. Korneanın etkilendiği bazı durumlar var. Mesela bazı romatizmal durumlarda kornea da etkileniyor." dedi. Gözün bir tolerans kısmının olduğunu da aktaran Oruçoğlu, o sınırı geçmediği sürece hastaların durumun farkında olmadığını, hastalığın başlangıcını hisssedemediğini, bu yüzden de rutin göz taramalarının yapılması gerektiğini söyledi.

(CİHAN)


Ekonomi